24 Mart 2008

YAVRU ALANLARI GENİŞLEDİ

Doğada çiçekler açmaya devam ediyor. Arılar meyve ağaçları ve çiçeklerden polen ve nektar getirmeye devam ediyorlar. Çalışmaları her geçen gün artıyor.
Hafta sonu kontrollerinde kovanlardan taze nektar kokusunu alabildim, demekki çevreden iyi nektar gelmeye başaldı. Ana arıların yumurtlama alanları genişlemeye başladı, hatta arı olmayan kısımlarda dahi günlük yumurtalar mevcuttu. Havalar aniden soğumaz inşaallah.


Kovanların bulunduğu bahçede yukarıdaki çiçeklerden bolca var.



Varroa için koyduğum bayvarol şeritleri hala kovanlarda duruyor, 4 ila 6 hafta kalması gerekiyor.

12 Mart 2008

KIŞI KAYIPSIZ ATLATTIK GİBİ

Kışa 4 veya 5 çerçeveli giren arılarımın durumunu bu hafta kontrol ettiğimde güzel polen gelişi ve stoğu vardı yavru alanlarıda genişliyor. Ocak ayında verdiğim 1 kg kekin henüz yarısı bitmiş, kovanlarda bal stoklarıda mevcut belkide onun için keki az tükettiler.

Polen stok yapmaya başladılar.

06 Mart 2008

ESKİ VE ESKİDE KALAN ARICILAR

Çoğu konuda olduğu gibi arıcılık konusundada her geçen gün araştırmalar yapılarak yenilikler ortaya çıkıyor. Arıcılık konusunda yapılan araştırmalar geçmişte yapılanların bir çoğunun yanlış olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu süreçte yenilikleri takip edemeyen arıcılarda eskide kaldı ve kalmayada devam ediyor.
En basitinden kara kovan kullanılarak yapılan arıcılık. Kara kovanın bir çok yönüyle fenni kovanlara göre dezevantajı var.Tek avantajını görebildim, yer sıkıntısı çeken arıcı kovanları üst üste koyabiliyor.
Aşağıdaki fotoğraflar dayımın arılığından.
Uzun zamandır arıları var (arıcılık yapıyor demeye dilim varmadı). Köye gittiğimde bazen muhabbet ediyoruz, zamanında 40 kovanım vardı diyor.
Varroa hastalığı Türkiye'ye yeni geldiği dönemlerde çoğunluğu hastalıktan sönmüş, çok azını kurtarabilmiş.

Kara kovanlar.

Kovanların arka kısmı.


Üstteki kovana bakarsanız kovan içler acısı, yan tarafta yarım santimden fazla aralık var aralığın bir kısmı ve kapı girişleri hayvan pisliği ile kapatılmış.

Hayvancılık yapan köylü hergün hayvanıyla ilgileniyor, yem veriyor,su veriyor, bazen veteriner getiriyor, altındaki gübreyi alıyor. Aynı köylünün arıları varsa, senede birkaç defa yanına gitsede oluyor. Sonrada kovanları sönüyör.



Zaten 5 kovan arısı kalmıştı bir kovanım söndü diyordu. Hafta sonu beraber baktık bir tanesi daha sönmüş ve yağmalanmış. Kaldı 3 kovan.

Dayı bu kara kovanları bırak fenni kovanla yap arıcılığı diyorum ama dinletemiyorum, üstelik fenni kovanların bir kısmıda ardiyede duruyor.

Biraz bakımla iş görecek gibiler.


Atalarımız ne güzel söylemiş bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur diye.
Ben ilkbaharda arıcılığa yeni başlamışım oğul verdirmemek için her hafta kontrol ederken dayım arıları fazla kurcalamaya gelmez diyordu.
Ben aslında tecrübeli arıcıların söyledikleri aklıma yatarsa itibar ederim, ama dayımın geçen ilkbaharda dedikleri aklıma yatmadığı için dinlemedim.
Köyde diğer arıcılar oğul peşinde koşarken, ben sonbaharda sunni oğul yöntemiyle arılarımı çoğalttım.
(Bu yazıdada dayıma epey cevap hakkı doğdu.)

04 Mart 2008

İLAÇLAMA

Hafta sonunun iyi olmasından faydalanıp arıları kontrol ettim. Bazı çerçeveleri çıkartıp baktığımda avuç içi büyüklüğünde açık ve kapalı gözlü yavrular mevcuttu.


Kovanlarda yavrunun az olduğu dönemde varroa için ilaçlama yapmanın önemi malum.

Bende havalar güzel yavruda azken ilaçlama yaptım.


İlkbahar için varroaya karşı formik asit yapmayı düşünmüştüm. Daha sonra kovanlarımın çok olmayışı, uygulamasınında kolay olmasından dolayı Bayvarol'u tercih ettim.


Bayvarol' 25 ytl.ye aldım kutunun içinde 5 poşet ve her poşette 4 şerit var, toplam 20 şerit.
Kullanma kılavuzunda 7 , 8 çerçeveli arısı olan kovana 2 şerit asılmalı diyor.



Şeritlerin üstteki kulaklarını iki tarafa katladıktan sonra arıların temas edebileceği şekilde iki çerçeve arasına yerleştiyoruz.
Şeritleri 4 ile 6 hafta arasında kovanda tutmak gerekiyor. Şimdiden merak ettiğim birşey var, arılar bu şeritlerin etrafını balmumuyla örerlermi ?

İlaç kutusunda kovanda varroa olup oldadığını kontrol etmek için, şeritler kovana koyulduktan 1 gün sonra kovan dip tahtasında varroa ölüsü olup olmadığinı kontrol edin diyor.
Ben sonbaharda iki defa Perizin yapmıştım o zaman varroa ölülerini polen çekmecelerine atmışlardı. Bu şeritleri koyduktan 2 gün sonra polen çekmecelerine baktığımda 3 , 5 tane ölü varroa gördüm. Sonbaharda yaptığım Perizin varroaları iyi temizledi galiba.
Kışa 4 ve 5 çerçeveyle giren arılarımda çok fazla azalma olmadı.

23 Şubat 2008

KOVAN YAPIMINDA KULLANDIĞIM MAKİNA

Arıcılığa başlayınca ilk defa tarım il müdürlüğünden sekiz kovan almıştım, daha sonra arıları bölüp suni oğul yöntemiyle çoğaltmaya karar verince kovana ihtiyacım oldu. Arıcılıkla ilgili malzeme satan bir firmadan kovan satın aldım. Her ne kadar standart ölçülerde olduğu söylensede, hem kovanlarda hemde çerçevelerde ufak tefek ölçü farklılıkları vardı, çerçeveler kovanlarda problem yaratıyordu.


Standart dışı kovan ve çerçeveler, arıcıların en büyük problemlerlerden bir tanesi olduğunu düşünüyorum.


Kovan ve çerçevelerde standardizasyonun olmadığını tespit edince, eskiden beri ağaç işlerine ilgi duyardım. Keresteleri işleyebilmek için makina arayışına girdim. Piyasada profesyonellerin kullandığı veya amatörler için makinalar vardı. Profesyoneller için olanları hem ebat olarak büyüktü hemde pahalıydı, amatörler için olanları ise genellikle çin malıydı ve bana güven vermedi.

Bunun için tornacı olduğumdan, makinayı kendim yapmaya karar verdim. Makina yaparken iki makinanın yaptığı işi tek makinada yapabilmeyi istedim. Makinanın tasarımını bilgisayarda yaptıktan sonra makinanın imalatına başladım, işlerimden vakit buldukça makinayı yaptığım için iki ayda bitirebildim.


Makinanın sol tarafında marangozların yatar diye tabir ettikleri testere olan kısım var.


Makinanın sağ tarafında ise planya kısmı var.


Her iki taraf da tek motordan ayrı ayrı hareket alıyor ve biri çalışırken diğer taraf duruyor.
Bence maddi imkanı ve yeri olan arıcılara bunun gibi veya berzerlerinden sahip olabilirlerse çok faydalı olacağını düşünüyorum.

11 Şubat 2008

KOLONİ TAKİP ÇİZELGESİ

Ben kovanları takip etmekte aşağıdaki çizelgeyi kullanıyorum.
Kovanları kontrol ettiğiminde o kovana neler yapıldığını, neler gördüğümü yazıyorum, daha sonraki kontrollerde kovanın durumunu unutmamış veya birbirine karıştırmamış oluyorum.

Resmin üzerini tıklayıp büyütün.

01 Şubat 2008

KATLANIR ÇERÇEVE VE ANA ARI ÇİFTLEŞTİRME KOVANI

Katlanabilir çerçeveleri tamamladım, daha önce yaptığım menteşeleri çerçevelere monte ettim.


Çerçevenin açılmış hali, normal çerçeve ölçülerinde.İki çerçeve arasında 8mm boşluk bıraktımki çerçeve açılırken arsında bulunan arılar sıkışıp ölmesin.
Çerçevenin katlanmış hali.



IHLAMUR ağacından yapılan kovanların, bazı arıcılar tarafından bal veriminin yüksek olduğu yönünde yorumlar yapılınca :), bende ana arı bulundurmak için yapacağım kovanları ıhlamur ağacından yapmaya karar verdim. Ihlamurun ana arı kalitesinede faydası varmı denemiş olacağım :) .

Kovana dikkatli bakarsak sol tarafının normal çerçeve kenarı oturma deriliğinde 20mm, sağ tarafının ise menteşe oturacağı için derinliğinin (12mm) daha az olduğu görülür.