28 Ağustos 2015

ARI SÜTÜ ÜRETİMİ (Anasız Sistem - Amatörler için)

ARI SÜTÜ ÜRETİMİ (Anasız Sistem - Amatörler için)

Yerli Arı Sütü.


Arı sütü (Royal jelly): Genç bakıcı işçi arıların başlarının iki yanındaki  yutak üstü salgı bezlerinden salgılayarak kurtçukları (larvaları) ve ana arıyı beslemede kullandıkları özel salgı. Tadı ekşi, kokusu keskin, sarımsı beyaz renkte ve pelte kıvamındadır.

Arı sütü, ana arının besini olup besin değeri oldukça yüksektir. Aynı genetik yapıya sahip olmalarına rağmen, kurtçuk (larva) döneminde az miktarda arı sütü ile beslenenler işçi arı olarak 21 günde doğarken, yoğun şekilde arı sütü ile beslenenler ana arı olarak 16 günde doğarlar. İşçi arılar, bal ve polenle beslenerek yoğun çalışma döneminde yaklaşık 45 gün yaşarken, devamlı arı sütü ile beslenen ve bir günde kendi ağırlığının iki katı kadar yumurta üretebilme kabiliyetine sahip ana arı 3-5 yıl yaşar.

Arı sütünün ana arıda yaptığı bu etkiye dikkat çekerek insanlar üzerindeki etkileri  araştırılmaya başlanmış ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Arı sütü, arı ürünlerinin insan sağlığı için kullanılması anlamına gelen Apiterapinin en önemli ürünlerinden olmuştur.  

Her geçen gün artan çalışmalardan alınan sonuçlar apiterapinin insan sağlığına olumlu etkilerini göstermekte ve dünyada hızla gelişen arı ürünleri ile tedavi yöntemleri hızla yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde Apiterapi, 2014 yılında “Geleneksel, Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Uygulamaları Yönetmeliği” ile yasal zeminde yer bulmuştur.

Bu değerli ürünü nasıl üreteceğiz?

Nasıl saklayacağız?

Nasıl tüketeceğiz?

Bu yazıda, profesyonel arı sütü üreticilerinin kullandığı ekipmanlar ile daha az uğraşı gerektiren ve daha basit uygulamalarla, 3 günde bir kurtçuk aktarımı ve arı sütü hasadının yapıldığı, amatörce diye de tabir edebileceğimiz arı sütü üretim yöntemi anlatılmaya çalışılacaktır. Her ne kadar amatörce diye tabir etsek de verimli bir arı sütü üretimi, yüksek düzeyde teknik bilgi birikimi ve disiplinli bir çalışma programı uygulamasıyla mümkün olur.  Arı sütü üretiminde yağmur yağıyor da olsa kovan açılması ve o günkü işlerin yapılması gerekir, üretim düşünülürken bu göz önünde bulundurulmalıdır. 

Daha fazla miktarda ve profesyonelce arı sütü üretimini hedefleyenler blogumdaki  "ARI SÜTÜ ÜRETİMİ (Profesyonel yöntem)" yazısına bakabilirler.

http://kenangisan.blogspot.com.tr/2016/09/ari-sutu-uretimi-profesyonel-yontem_81.html

Marmara Bölgesi için arı sütü üretimine başlamak için en uygun zaman Nisan ortası veya Mayıs başı en uygun zamandır. Ülkemizin bazı bölgeleri için bu zamanlama değişiklik gösterebilir. Üretim sezonu öncesinde arı sütü üretimi için gerekli ekipmanların temini veya imalatı yapılması gerekir.


Arı sütü üretimi için standart arıcılık ekipmanlarına ilave olarak, arı sütü çerçevesi, kurtçuk aktarım kaşığı (transfer tığı), ahşap veya plastik süt hasat kaşığı, sütün konacağı kavanoz (kavanoz strafor içinde ve etrafında buz olmalı) ile kurtçuk aktarımı ve süt hasadının yapılacağı, hijyen kurallarına uygun ortam (çadır, baraka, konteynır) gereklidir. Yardımcı malzemeler olarak da, masa, petek sehpası (rahle), kafa lambası, saatçi cımbızı sayılabilir.


Arı Sütü Çerçevesi ve Çıtası:

Arı sütü üretimi için en önemli ekipmanlarından biri olan süt çerçevesini biraz tanıyalım. Süt çerçeveleri genelde 3 ve 4 çıtalı olarak kullanılıyor.


Süt çıtaları devamlı olarak çıkartılıp takılacağı için süt çerçeveleri sert ahşaptan yapılmalı. Çerçevelerdeki kanallar standart olmalı ve çıtalar bu kanallara ne girmeyecek kadar sıkı ne de kendiliğinden çıkacak kadar gevşek olmamalıdır, yani tatlı sıkı olmalıdır.


Çıtalarda arı sütü için özel üretilmiş 9 gözlü plastik şeritleri kullanıyoruz. Bir çıtaya 2 şerit kısa çivilerle çakılır veya paslanmaz tel sarılarak bağlanır.

Bir çıtada 18, bir çerçevede 72 göz.


Sır mumlarını veya arının ördüğü mumları (dalakları) benmari usulüyle eriterek fırça ile çıtaya çakılan plastiklerin her tarafı kaplanacak ama göz içlerine bulaşmayacak şekilde sürüyoruz.  


Daha sonra mumlu plastiklerin olduğu çıtalar, ilk kurtçuk aktarımından en az iki hafta önce yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi çerçeve aralarına veya süt çerçevelerine takılarak duvar çerçevesinin sonuna gelecek şekilde kovanlara konulur. Plastiklerin mumlanmasından ve çıtaların ilk kurtçuk aktarımından iki hafta önce kovanlara koymaktaki amacımız; plastik kokusunu azaltarak sürdüğümüz mumlarda kovan kokusunun hakim olmasını sağlamaktır. Bunları yapsak bile ilk kullanımlarda ana memelerine aktarılan kurtçukların kabulünde sıkıntı yaşanıyor, çıtalar kullanıldıkça kabul oranı artıyor. 


Arı Sütü Üretim Kovanı:
Profesyonel arı sütü üretiminde, ana arı üretiminde olduğu gibi başlatıcı ve besleyici (bitirici) olarak iki farklı kovan kullanır. Başlatıcı ve besleyici kovanlarda arı sütü üreticilerinin uyguladığı teknikler ana arı üreticilerine göre daha zahmetli ve daha karmaşıktır. Arı sütü üreticisi, süt üretimi yapılan kovanlarda o gün aktarımı yapılacak yaklaşık 24 saatlik binlerce kurtçuk da ürettirmiş olması ve grup içinde tekrar gruplara ayrılan besleyici kovanlardan her gün kuluçkalıktan ballığa ve ballıktan kuluçkalığa çerçeve değişimi yapılması gerekir.  

Amatörce diye tabir ettiğimiz (Anasız Sistem) yöntemde başlatıcı kovan besleyici olarak da kullanılır, ayrıca besleyici kovan kullanılmaz.

Arı sütü için kullanılacak arılar, süt üretim ve destekleyici kovanlar olarak iki gruba ayrılır. Süt üretimi için 4 kovan düşünülüyorsa 4 kovan da süt üretenleri desteklemek için düşünülmeli.


Başlatıcı (Arı Sütü Üretim) Kovanı Hazırlama:
Başlatıcı kovan, ana arı, ana arı olabilecek kurtçuk (larva) ve yumurta olmadan iki şekilde hazırlanabilir. 

      1-  8-9 çerçeveli arının anası 2 yavrulu çerçeve ile birlikte ruşete alınır veya 6-7 çerçevelik arının sadece anası alınır, alınan bu ana başka kovanda kullanılabilir veya farklı şekilde değerlendirilir.

Kovandaki arılar kovan içine silkelenir, yumurtalı, kurtçuklu ve kapalı yavrulu çerçevelerin tamamı başka kovanlara dağıtılır. Kabarmış petek / çiçektozlu-ballı / çiçektozlu-ballı / kabarmış petek olarak 4 çerçeve şeklinde düzenlenir ve sıkıştırma tahtası ile sıkıştırılır. Kovan girişi 1 cm olacak şekilde daraltılır.

Bu şekilde hazırlanan kovana 1-2 saat sonra kurtçuk aktarılan süt çerçevesi verilebilir. Bir gün sonra da yavrulu çerçeve verilmesi gerekir.(Yazının ilerleyen bölümlerinde yavru takviyesi konusunda daha ayrıntılı bilgiler yer almaktadır.)

      2-  Kovandaki ana arı, 2 çerçeveli ana arı kafesine, çıkmak üzere yavrulu çerçeveyle veya kabarmış peteklerle beraber alınır. Ana arı kovanda bu şekilde 7 veya 8 gün kaldıktan sonra, arı 8-9 çerçeveyse ana arı kafesindeki yavrulu çerçeveler arısı ile birlikte ana arı ruşete alınır, eğer 6-7 çerçeve arısı varsa sadece anası alınır ve fazla çerçevelerin üzerindeki arılar kovana silkelenerek arısız şekilde diğer kovanlara verilir.  

Kovan, çiçektozlu-ballı / kapalı yavrulu / kapalı yavrulu / kapalı yavrulu / çiçektozlu-ballı olarak 5 çerçeve şeklinde düzenlenir ve sıkıştırma tahtası ile sıkıştırılır. Kovan girişi 1 cm olacak şekilde daraltılır.

  Sıkıştırılmış arıda çerçeveler yukarıdaki gibi olmalı.

Bu kovanlar aynı arılıkta yeri değiştirilerek, tarlacı arısı olmayacak şekilde hazırlanmamalı. Kovanda tarlacı arı ve en önemlisi bol genç arı olmalı.

Arı sütü üretim kovan(lar)ı hazırladıktan sonra aktarılacak kurtçuğun nereden alınacağını tespit etmek gerekir. Arı sütü üretilecek kovan sayısı bir veya ikiyse, sahip olunan kovan sayısıda fazlaysa, aktarılacak uygun yaşta 72 veya 144 kurtçuk bulunur. Süt üretimi yapılacak kovan 8-10 olduğunda uygun yaşta kurtçuk bulunmasında sıkıntı oluşur. Bu yöntem ile fazla sayıda kovanla arı sütü üretimi yapılması da pek doğru değil. Yine de uygun yaştaki kurtçuğun nasıl bulunacağına bakalım.


Destekleme Kovanı:  
Destekleme kovanları, normal düzenini sürdüren, 7-8 çerçeve arılı ve tercihen genç ana arılı olmalı.

Bu kovanlardan istenilen tarihte uygun kurtçuk alınabilmesi için biraz sıkışık tutmak gerekir. Fazla sıkışık tutulursa oğula gitmeye niyet edebilir, gevşek bırakılırsa istenilen zamanda uygun kurtçuk alınamaz. Aynı zamanda süt üretim kovanlarına yavrulu çerçeve takviyeleri de bu kovanlardan yapılır.

Arı sütü üretiminde siyah petekler çok önemlidir. Aktarılan kurtçuklar 5 gün önce kovana verilen siyah peteklerden elde edilir. Yöntemimizde ise 6 gün önce destekleme kovanına siyah petek vereceğiz.  

7 çerçeveli destekleme kovanında iki dış duvarlar ballı, iç kısımlardaki petekler yavrulu olduğunda ana arının yumurta atacak fazla yeri yoktur. Kovan ortasına 4. çerçeve olarak verdiğimiz peteği arıların temizleyerek ana arının yumurta atmaya başlaması arasında yaklaşık 1 gün geçer. Bu 1 günlük süre kovanda arı sıkışıklığı, ana arının yumurta atma isteği (yaşı,ırkı), doğadaki balözü akımı gibi nedenlere göre değişir. Üç gün yumurta süresi ve kurtçuğun alınabilmesi için de 1 gün geçmesi gerekir ve toplamda 5 gün eder. Az da olsa diğer peteklerde olan yeri ve ana arının bir günde peteğin tamamına yumurtlayamadığından, 6 gün önce verilecek peteklerden de uygun yaşta kurtçuk elde edilir. 
        
Yukarıdaki “Süt üretimi için 4 kovan düşünülüyorsa 4 kovan da süt üretenleri desteklemek için düşünülmeli.”  örneğinden devam edelim. Destekleme kovanlarını, ikişer kovan olarak “A” ve “B” diye 2 gruba (gruplarda farklı renkler de kullanılabilir) ayıralım.

Programladığımız ilk kurtçuk aktarımından 6 gün önce “A” grubundaki ve  3 gün önce de “B” grubun da ki kovanların  4. çerçevesi yerine siyah petek veriyoruz. Kovan açıldığında fazla zaman kaybetmemek ve kurtçuk alınacak peteğin kolay bulunması için çerçevelerin devamlı aynı yere vermek gerekir.


İlk Kurtçuk Aktarımı:
Arı sütü üretiminde hasat günü iş akışı şu şekildedir. Önce kovanlardan süt çerçeveleri alınıp arı sütü hasadı yapılır. Daha sonra tutmayan gözler temizlenir, gözlere süt veya bal konulur ve kurtçuk aktarımı yapıldıktan sonra çerçeveler tekrar kovanlara verilir. Şimdilik hasat kısmına gelmediğimiz için önce kurtçuk aktarımından başlayalım.

Kurtçuk aktarımını yapacağımız odada malzemeleri masa üzerinde hazır hale getiriyoruz. 4 kovanda arı sütü üreteceğimizi düşünmüştük. 4 süt çerçevesi ile bunların 16 çıtası hazır ve 16 çıtada bulunan 288 göze kurtçuk aktaracağız. Çıtalar masa üzerine dizilerek plastik gözlerin içine mercimek tanesinin yarısı kadar, arı sütü yoksa bal damlatıyoruz.

Sıra aktarılacak kurtçukların kovanlardan alınmasında. 6 gün önce “A” grubu destekleme kovanlarına 4. çerçeve olarak verdiğimiz peteklere baktığımızda büyük çoğunlukla aktarıma uygun kurtçuklar olacaktır.

Uygun kurtçuk hangileridir?

18 ile 36 saatlik kurtçuklar aktarılır ama 24 saatlikler idealdir. 

Aktarıma uygun olan kurtçuklar, fotoğrafın orta kısmındaki arı sütü konmuş olanlar.

Çerçeve üzerindeki arılar fırça yardımıyla uzaklaştırıldıktan sonra odaya alınır. Çerçeve bir sandık veya kutu içinde alındıktan sonra odaya götürülmesi arıların odaya girmesini önleyecektir. Çok sayıda kurtçuk aktarılacak ve kurtçuklar 2 veya daha fazla çerçeveden alınacaksa, çerçevelerin odaya sırayla götürülmesi daha uygundur.


Alınan çerçeve petek sehpasına konur ve açısı kafa lambasının ışığı petek gözlerinin tabanını aydınlatacak şekilde ayarlanır.

Kurtçuk aktarım kaşığı.

Kurtçuk aktarım kaşığını kurtçuğun sırt kısmından, petek gözünün duvarına yanaştırıp, kaşığın esnek kısmının kurtçuğun altına girene kadar bastırdıktan sonra, kaşıktaki kurtçuğu karşı duvara değdirmeden petek gözünden çıkartıyoruz. Kaşık ucundaki kurtçuğu süt çıtasındaki göz tabanındaki arı sütü veya bal damlasına gelecek şekilde bırakıyoruz.

İlk başta zor gibi görünse de alıştığınızda 16 çıta veya 4 çerçeveye kurtçuk aktarımı yarım saati bulmayacaktır.

Aktarma işi bittikten sonra çıtalar çerçevelere takılır ve zaman geçirmeden ters (plastik gözlerin açık kısmı yukarı olacak şekilde) veya yana yatırılarak kovana götürülür. Daha önceden hazırlanan kovanlarda 2. çerçeveden (çiçektozlu-ballı) sonra gelecek şekilde yerleştirilir.


Odada kurtçukları aldığımız petek de alındığı kovana geri verilir.

Eğer kurtçukları verdiğimiz kovan “Başlatıcı (Arı Sütü Üretim) Kovanı Hazırlama:” kısmında anlatılan 1. şekildeki (ana arısı ve tüm yavrulu çerçeveler alınarak) gibi hazırlandıysa, bu kovana kurtçukları verdiğimiz günün ertesinde yavrulu çerçeve vermek gerekir.


Besleme:
Arıların arı sütü üretebilmeleri için çiçektozuna (polene) ve balözüne ihtiyaçları vardır. Arı sütü üretimi yapılacak bölgenin, üretim süresi boyunca çiçektozu ve balözü açısından zengin olması durumunda verimli üretimden söz edilebilir.

İlkbahar döneminde genellikle çiçektozu takviyesine gerek olmasa da, aktarılan kurtçukların kabulü ve süt verimini arttırmak için, yoğun bal akımı dönemi dışındaki zamanlarda arı sütü üretim kovanlarının beslenmesi gerekir.Beslemeyi 1/1 şeker şurubunu günde 200-300 ml vererek yapıyoruz.

Bu besleme sonucu olarak arı sütü üretim kovanında bal fazlalığı oluşur. Bu ballı peteklerin belirli aralıklarla kovandan alınarak süzülmesi gerekir. Şeker şurubu verilerek yaptırılan ve süzülen bu bal, tekrar arıların beslenmesinde kullanılır.


 Arı Sütü Hasadı:
Arı sütü çerçevesini kovana verdikten 3 gün, yaklaşık 70-72 saat sonra arı sütü hasadı yapmak için geri alıyoruz. Süt çerçevesi üzerindeki arılar uzaklaştırıldıktan sonra hasat odasına alınır.


Alınan çerçeve yaklaşık yukarıdaki gibi olacaktır. Başlangıçta kurtçukların kabulü az olur. Arı sütü çıtaları kullanıldıkça kabul oranı ve hasat edilen süt oranı artacaktır.

Arı sütü çıtalarında eski ve yeni arasındaki kabul farkı.

Zamanla kabul oranı %90 seviyesine ulaşıyor.



Çıtalar çerçevelerden çıkartılır.


Ana memelerinin plastikten sonraki arıların uzattığı mum, uygun alet ile plastik seviyesinden kesilerek veya bir tarafından kaldırılarak, plastik ana memesinin yan duvarına veya iki ana memesi arasına yapıştırılır. Burada uygun alet, arı sütü üretimi için özel yapılan bıçak olabileceği gibi maket bıçağı da olabilir.  

Daha sonra süt içerisindeki kurtçuk ince cımbız ile alınır veya çıta yan tutularak göz içindeki kurtçuk ince ahşap çubuk yardımıyla düşürülür.


Kurtçuk alındıktan sonra göz içindeki arı sütü, süt hasat kaşığıyla alınarak kavanoza aktarılır.


Süt konmayan gözleri arılar içe doğru mum ile daraltır. Kurtçuk aktarımı yapılmadan önce bu gözlerdeki mumlar plastik gözlere zarar vermeden temizlenmesi gerekir.

Hasat sonrasında aynı çıtalara kurtçuk aktarımı yapılır ve kovanlara verilir. Arı sütü üretim döngüsü bu şekilde devam ettirilir.


Yavru Takviyesi ve Ana Memesi Kontrolü:
Arı sütü üretilen kovanlar, yalancı ana oluşmaması için, ilk başlangıç hariç diğer zamanlar yavrusuz kalmamalı. Kovanlar ilk hazırlandığında yavru vardı veya ikinci günü yavrulu çerçeve verilmişti. Arılar, süt çıtaları dışında peteklerde ana memesi yapmaya başladığında devam etmelerine müsaade etmememiz gerekir. Bunun için her süt hasadı için kovan açıldığında ana memesi kontrolü yapılır.

Bu işlerin yapılma sıralaması, yardımcı olup olması ile biraz değişir.

Yardımcı varsa; süt çerçeveleri, süt hasadı ve kurtçuk aktarımı için odaya alındığında, dış işleri yapan arıcı ana arı memesi kontrolünü ve yavrulu çerçeve verme işlerini yapar.

Yardımcı yoksa; süt hasadı ve kurtçuk aktarımı yapılıp çerçeveler kovanlara verildikten sonra yapılır.

Ana memesi kontrollerinde tüm çerçeveler elden geçirilmez. Kovandaki çerçeve düzenini tekrar hatırlayalım. Çerçeveler, “kabarmış petek / çiçektozlu-ballı / açık yavrulu / yavrulu / çıkan yavrulu” şeklinde ve süt çerçevemizde 3. çerçeve yerinde duruyordu. Yavrulu çerçeve devamlı olarak 4. çerçeve 5. çerçeveye kaydırıldıktan sonra 4. çerçeve olarak verilir ve ana memesi kontrolleri de sadece 4. ve 5. çerçevelerde yapılır.

Yardımcımız olmadığını düşünelim. Hasat ve kurtçuk aktarımı yapılıp arı sütü çerçeveleri kovana verildikten sonra, kovanlar tekrar açılarak süt çerçevelerinin yanında olan ve kovanda 4. ve 5. çerçeve olarak bulunan yavrulu çerçevelerdeki arılar silkelendikten sonra  ana memesi kontrolü yapılır.

İlk kurtçuk aktarımından 6 gün sonra (ikinci süt hasat günü) ve her 6 günde bir arı sütü üretim kovanlarına yavrulu çerçeve vermek gerekir. Yavru takviyesiyle, uzun süre anasız kalacak arıların yalancı ana yapmaları önlemiş ve arı sütü üretecek genç arı nüfusunun devamı sağlanmış olunur. Bu yavrulu çerçeveyi süt çerçevesinin yanına koyarak da, kurtçukların feromon kokusu sayesinde süt üretecek genç arıları süt çerçevesinin etrafında toplanması sağlanır.

Verilecek yavru nasıl olmalı?


 Peteğin orta kısmı kapalı yavrulu ve kenarlarında değişik yaşlarda açık yavru bulunan petekler takviye için ideal olanlardır. Takviye olarak, tamamı açık yavrulu veya yumurtalı petek verilirse, kovanda üretilen sütün bir kısmı yavru beslenmesinde kullanılacağından, arı sütü üretimde azalma olacaktır.

Yavru takviyesi ve ana memesi kontrolü zamanını tekrarlamak gerekirse; 3 günde bir ana memesi kontrolü, 6 günde bir de yavrulu çerçeve takviyesi yapılmalı. Ana memesi kontrolü zorunlu hallerde 6 günde bir de yapılabilir.

Yavru takviyesi yapıldığında kovanda çerçeve sayısı artmış oldu. Arıları devamlı sıkışık olarak tutmak gerektiğinden bir ballı çerçeveyi almamız gerekir. Takviye yapıldığında, süt çerçevesinin yanındaki çiçektozlu-ballı çerçeve eğer balı sırlanmışsa alınır ve yerine açık ballı çerçeve koyulur. Bu çerçevedeki bal sırlanmamışsa kovanda herhangi bir ballı çerçeve alınır.


Verim:
Arı sütü üretiminde verim, çıta başı ve kovan başı alınan süt ile ölçülür. Profesyonel arı sütü üretiminde ana arılı sistem kullanılır. Analı sistem, anasız sisteme göre daha karmaşık ve zahmetli uygulamalar içerir. Anasız arı sütü üretimi daha basit ve daha az uğraşıyla yapılmakla birlikte, daha az arı sütü üretilir. 


Yazıda anlatılan, başlatıcı kovanın besleyici olarak (ana arısız üretim) kullanılması yöntemiyle bir hasatta alınan arı sütü, ana arılı üretim ile alınan arı sütünden fazla olmakla birlikte, analı sistemde her gün hasat yapılırken, anasız sistemde 3 günde bir hasat yapıldığından toplamda daha az üretim yapılmış olur. Şöyle ki; aynı dönemde bir kovandan , analı sistemde her gün 10 gr arı sütü alınırken, anasız sistemde 3 günde bir 20 gr alınır ve analı sistemde 3 günde 30 gr alınacağından toplamda üretim daha fazla yapılmış olur. Bu hesaba destekleyici kovanlardan üretim yapılmadığı da ilave edildiğinde fark daha da açılmış olur.


Arı Sütü Saklama Koşulları:
Arı sütü, hasat anından tüketim anına kadar soğuk zincir bozulmadan 5°C nin altındaki sıcaklıkta, ışık geçirmeyen cam kaplarda tutulmalıdır.   




Nasıl tüketeceğiz?
Bu soru üretenlere devamlı sorulur.

Üreticisi için bu soruyu cevaplamak arı sütünü üretmekten daha zordur. Sorunun asıl muhatabı doktorlar olmalıdır. Maalesef bu konuda kat etmemiz gereken uzun bir yol var.

Kabaca bilgi vermek gerekirse; aç karnına, mümkünse sade (bala karıştırmadan) olarak, dil altında tutularak, sağlıklı insan için günde 300 ile 500 mg arasında kullanılabilir.


EN ÖNEMLİSİ SAĞLIKLIYKEN TÜKETEBİLMEK. 

31 Temmuz 2015

17 Mayıs 2015

Arı Sütü Üretimine Başlangıç

2012 yılında arı sütü üretiminin aşamalarını ve inceliklerini, arı sütü üretimine yıllarını veren Sabahattin abiden görmüştük. 


Sabahattin abinin bıkmadan usanmadan arı sütü üretimini isteklilere anlatması takdir edilmesi gerekir.  


Teşekkürler usta.



Çalışmalara arıcılığın daha az uğraşısı olan kış aylarında başladım. 

Transfer için gerekli olan, plastik çin kaşıklarından daha dayanıklı olan geyik boynuzundan yapılmış çin kaşıklarından tedarik ettim.
  
 Arı sütü için kullanılan çerçeveler ve çıtalar yapıldı. Plastik şeritler alınarak çıtalara monte edildi.


Aktarılan kurtçukların kabulünün fazla olmasını için plastik şeritler mumlandı.

Arılık dışındaki hazırlıklar tamamlanmıştı.


Kaç kovanla üretim yapılmalı ki yapılan uğraşıya değsin? 

Kestane balı üretim bölgelerinde bulunanlar arı sütü üretimi için aslında dezavantajlı konumda. Diğer bölgelere göre daha az alınsa da balımız değerli ve polen verimi konusunda daha kıt. Arı sütü üretilecek kovanlardan bal hasadı yapılamayacağı için arı sütü üretim maliyetimiz daha fazla.

İlk etapta arı sütü üretimine az sayıda arı ile başlamaya karar verdim.


Genç arısı fazla ve arısı yoğun olarak kovanlar hazırlandı.

Kurtçuk aktarımları yapıldı.

Süt çerçeveleri kovanlara verildi.


 Kurtçukların kabul oranı ilk başlarda fazla olmadı. Plastik şeritler mumlandıkça ana arıların kabul oranı arttı.

Sabahattin abi, eşiniz yardım etmeyecekse arı sütü işine başlamayın demişti. 

Eş yardımı olmasaydı, olmazdı zaten. :)

  Başlangıç.

 Tutmayan gözler daha fazla uğraştırıyor.


 Tutma oranları giderek artıyor.


Kurtçukları şu an için değerlendiremiyorum.



Tutma oranları arttıkça arı sütü de artıyor. 

Şimdilik 6 kovandan bir hasatta 100 gr arı sütü alıyorum.

Hedef.


25 Ocak 2015

Birliklerimiz

BİRLİKLERİMİZ

Kovan başı arı desteklemeleri eskiden birliklere gönderilir, birlik üye aidatını kestikten sonra kalan kısmı arıcının hesabına yatırırdı, Yeni uygulamada destekleme bedelleri direk arıcının TC numarasına bankaya yatırıldı. Desteklemelerde birlikler devreden çıkartıldı. 
Artık Arı Yetiştiricileri Birliklerinin işleri daha zor. Üye sayısı az olan birliklerin işi daha da zor.

Desteklemeler birlik üzerinden yapıldığında aidat tahsili çok kolaydı. Şimdi üyenin kendisinin aidatını ödemesi gerekiyor. Arıcının cebine giren parayı çıkartıp vermesi daha zor olur. Eskiden üyelere kandil ve bayram mesajları gelirdi, bundan sonra (sayın üyemiz borcunuz şu kadar olmuştur lütfen borcunuzu en kısa sürede ödeyiniz) yazan borç bildirim mesajları da gönderilir. Arıcının desteklemeden yaralanması için birlik üyeliği zorunlu olduğu sürece, birlikler aidatları zorlansalar da bir şekilde tahsil eder. Ama bu süreçte tatsızlıklarda olur.

Asıl sorun şu; arıcımızın çoğu, birlik benim için bir şey yapmıyor, beni düşünmüyor fikrinde. Tüm birliklerin aynı durumda olmadığı gibi tüm birlik üyeleri de aynı düşünce de değil. Arıcısının derdinin peşinde olan, onların sıkıntılarını gidermeye çalışan birlikler de yok değil. Bu anlamda; birlikleri eleştirirken bir kısmını ayrı tutarsak arıcı için çalışma gayretinde olanlara haksızlık yapmamış oluruz.

Üye sayısı fazla, birkaç şubesi, 3-5 danışman çalıştıran, bal dolum tesisi, kendi binası ve araçları olan birliğimiz de var, 150 - 200 üyesi olup ancak bürosunu çevirebilecek mali gücü sahip birliğimiz de var. Birliklerimiz 2003 yılında kurulsa da henüz yapılanma süreci tamamlanmış değil. Çok eksikliklerimiz var. Bazı birliklerimizin de tam manasıyla arıcıya hizmet verme düşüncesinde olsa dahi, yapılanma sürecini tamamlaması için gerekli mali imkanı bulması mümkün gözükmüyor. Bu birliklerimiz mecburen ufak çaplı organizasyonlarla durumu idare etme yoluna gidiyor.   

Atalarımız "Birlikten kuvvet doğar" diye boşuna söylememiş. "Birlik" sözü tabelada kalmayıp gerçek anlamda oluşturulduğunda bazı işlerin üstesinden gelinebilir.

Her zaman şunu savundum "Birliklerimiz kuvvetli olmalı". Bunun için vizyon sahibi ve çok çalışacak yöneticilere ihtiyacımız, birlik olmanın faydasına inanmış ve birlik etrafında kenetlenmiş üyelere ihtiyaç var. Birliğin "birlik" gibi olabilmesi sadece yönetimle mümkün değildir. Birlik kuvvetli olursa üyesine faydalı olabilir ve arıcının kuvvetli olmasına faydası olur, kuvvetli arıcının arısının da kuvvetli olma ihtimali daha fazladır.

Tüm arıcılarımıza çalışkan, vizyon sahibi yöneticiler ve kuvvetli arıyla çalışma dileklerimle.

10 Aralık 2014

Oksalik asit Buharıyla Varroa Mücadelesi

Kovanlarda yavru yok, hava 12°C, sisli ve arı uçuşu yok. 

Oksalik asit yapmak için ideal koşullar mevcut. 

Arkadaşla birlikte oksalik asit buharına uygun filtreli maskelerimizi taktık.




Arkadaşla birlikte arılıktaki 150 arıyı 2 saat içinde bitirdik.

 Dört gün sonra polen çekmecelerini kontrol ettiğimde az sayıda varroa ölüsü olduğunu gördüm.






25 Kasım 2014

Yalancı Ana Arı

 Yalancı Ana

Yalancı ana (Yalancılama): Arı kolonisinde ana arı ve yavrunun olmadığı durumda, arı sütü ile beslenerek yumurtalıkları gelişen ve dölsüz yumurtlayan işçi arılar. Bu durum bazı yörelerde Sahte ana, Erkekleme, Mundarlama olarak da adlandırılır.




Bilindiği üzere döllü yumurtalardan işçi arılar, dölsüz yumurtalardan ise erkek arılar oluşur. Yaşlı ve erkek arıdan almış olduğu dölü biten ana arılar, yumurtaları dölleyemediği için yumurtalardan erkek arılar oluşur. Bölgelere göre sonbaharda veya kış başında oluşturulmuş ana arılar, çiftleşme uçuşu için uygun hava koşulları veya erkek arı bulamayıp da çiftleşemediği durumda, kış sonu veya erken ilkbaharda yumurtladığında dölsüz yumurtlayacağından erkek arılar oluşur. Yalancı anayı, dölü bitmiş ana arıyla veya döllenememiş ana arıyla karıştırmamak gerekir. Bu durumda olan ana arılar normal ana arı değiştirme usullerine göre değiştirilirler.

Yalancı ananın oluşması veya yalancılamanın gerçekleşmesi için kolonide ana arı ve yavru olmaması gerekir. Eğer arılar uzun süre anasız kalıp ana yetiştirmede ümitsizliğe kapılırsa, arılar içlerinden bazılarını arısütü ile beslerler ve yumurtalıkları gelişen bu işçi arılar yumurtlamaya başlarlar. Yalancı ananın çiftleşmesi ve döllenmesi gerçekleşmediğinden yumurtalarından erkek arılar oluşur.



Kolonide kurtçuk ve pupalarının serbest bıraktığı feromonlar, analı kolonilerde yalancı ana oluşumunu önleyen esas etmendir. Anasız kolonide kurtçuk varsa işçi arıların yumurtalık gelişimi geçici olarak engellenir. Genel olarak kolonide ana arı olmaz ve petek gözünden çıkan son yavrudan sonra yalancılama süreci başlar. Bazı kolonilerde ise az sayıda kapalı gözlü yavru bulunsa da yalancılama gerçekleşir.


Petekteki polen üzerine ana arı memesi başlangıcı yapılması yalancılamanın başlayacağını işaret eder. Petekte işçi arı gözlerinde ve ana arı memesi başlangıçlarında birden fazla yumurtanın olması yalancı ananın oluştuğunun göstergesidir. Müdahale edilmemiş veya kısa sürede tespit edilememiş yalancılamış kovanlarda, işçi petek gözlerinde düzensiz haldeki erkek arı yavruları ve arı nüfusunda azalma görülür.


Yalancı anadan kurtulma yolları   

Yalancı anadan en basit kurtulma yolu, düzenli olarak kovan kontrolleri yapılıp, anasız koloninin ana arı yapması temin edilerek veya hazır ana vererek kolonideki düzenin tekrar sağlanması ve yalancı ana oluşumunun önlenmesidir.

Yalancı ana yapması engellenememiş kolonileri, yalancı anadan kurtarma yolları vardır.  Buna karar vermeden önce yalancılamış koloninin durumunu gözden geçirmekte fayda vardır.

Kışın veya erken ilkbaharda yapılacak ilk kontrolde, kuvvetli olan bir kolonide yalancı ananın olduğu tespit edildiğinde, kışlayan arıların ömrünün uzun olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, koloninin tekrar normal düzenine kavuştuğunda biraz geç kalınmış olmakla birlikte bal akım dönemine yetişmesi mümkün olacağından, yalancı anadan kurtarılarak koloninin devamının sağlanması faydalı olacaktır.

Oğul vermiş koloni yalancılamış ise; koloninin yumurtlayan anası oğul ile gitmiş, kovandaki arı sayısı azalmış, yeni ana arılar ana memelerinden çıkmış, kovanda kalan yeni ana arı çiftleşme uçuşundan dönememiş, kovanda yavru kalmamış, yavru zinciri kopmuş ve arılar yaşlanmıştır. Oğul verdikten sonra yalancılamış veya bir sebepten dolayı anasız kalmış, yalancılamış zayıf kolonilere yapılacak en iyi uygulama yanındaki arılarla birleştirilmesi olacaktır.

Arıcının arılı kovan sayısı az ve bunların azalmasını istemiyorsa, uğraşıyı ve yalancılamış koloniyi bir sonraki seneye hazırlamayı göze alıyorsa, koloninin devamı bazı teknikler uygulanarak sağlanabilir.

Genel olarak yalancı ana yapmış koloniye genç ana arı verildiğinde kabul etmez. Yalancılamış koloniye genç ana arı verilebilmesi için bazı teknikler uygulanması gerekir.

Yaşlı ana arı verme yöntemi: Koloninin yumurtlayan veya genç ana arısı olmadığına ve yalancılamış olduğuna eminiz. Arılığımızdaki arılar içinde anasının yaşlı olduğunu bildiğimiz arının anasını alırız, ana arıya biraz bal sürdükten sonra yalancılamış koloninin çerçeveleri üzerine anayı salarız ve kovanı kapatırız. Aynı uygulama anayı kovan girişinden salma şeklinde de yapılabilir. Yaşlı anayı aldığımız kovana usulüne uygun şekilde genç ana arı veririz. Yalancılamış koloniye yaşlı ana verildiğinde büyük çoğunlukla yaşlı anayı arılar kabul eder ve ana arı yumurtlamaya başlar. Ana arı ile birlikte kolonideki yalancı analarda bir süreliğine yumurtlama devam ederler ama bir süre sonra kovanda ana arı düzeni sağlar. Kolonide genç arılar oluşmaya başladıktan sonra yaşlı ana arı değiştirilebilir.

Yer değiştirme yöntemi: Havanın güzel ve arıların çalıştığı günün sabahında, yalancılamış kovandaki arıların kapladığı çerçeve sayısından daha az sayıda, ballı ve polenli peteklerin olduğu çerçeveler boş kovana konularak düzenlenir. Yalancı analı kovan yerinden kaldırılarak arılığın bir köşesine konur ve ballı ve polenli çerçevelerle hazırlanmış arısız kovan yalancı analı kovanın yerine yerleştirilir. Kovan yerleştirildikten sonra, satın alınmış veya ürettiğimiz yumurtlamış anayı kafese alarak ve kafesin kek olan girişini açarak çerçeve arasına asarız. Eski kovanlarından çalışmak için çıkan arılar eski kovanın yerinde olan yeni kovana girerler ve kafesteki anayı çıkartırlar. Eski kovanda yalancı ana veya analar ile bir miktar arı kalır. Yeni kovanda ana arı yumurtlamaya başladıktan sonra, yalancı ananın bulunduğu kovandaki arılar usulüne uygun şekilde yeni kovana verilir. Bu kovandaki arıların hepsi yaşlı olduğu için ana arı yumurtladıktan sonra diğer kovanlarımızdan aldığımız bir tane kapalı yavrulu (çıkmak üzere yavrusu olan) çerçeve verilmesi uygun olur. Yalancılamış kovandaki çerçeveler başka kovanlara dağıtılır. Kovanda arı mevcudu az ise bu uygulama iyi sonuç vermez.

Silkeleme yöntemi: Yer değiştirme yöntemine benzemektedir. Arı uçuşunun olduğu günde, yalancılamış kovandaki arıların kapladığı çerçeve sayısından daha az sayıda, ballı ve polenli peteklerin olduğu çerçeveler boş kovana konularak düzenlenir. Hazırladığımız bu kovanı yalancı analı kovanın yerine koyduktan sonra, satın alınmış veya ürettiğimiz yumurtlamış anayı kafese alarak ve kafesin kek olan girişini açarak çerçeve arasına asarız. Yalancı analı kovanı arılık dışına yaklaşık 100 m uzağa götürüp arıların hepsini silkeledikten sonra çerçeveleri arılığımızdaki diğer kovanlarımıza veririz. Silkelenen arılar eski yerlerine yani yeni koyduğumuz kovana girerler ve kafesteki anayı çıkartırlar. Yalancı ana veya analar ile bir miktar arı silkelenen yerde kalır. Yeni kovandaki arıların hepsi yaşlı olduğu için ana arı yumurtladıktan sonra diğer kovanlarımızdan aldığımız bir tane kapalı yavrulu (çıkmak üzere yavrusu olan) çerçeve verilmesi uygun olur. Kovanda arı mevcudu az ise bu uygulama iyi sonuç vermez. Bu uygulamada yalancı ana veya anaların silkelenen arılarla birlikte uçarak yeni kovana girme ihtimali de vardır.    

Aç bırakma yöntemi: Kovanda bulunan çerçevelerin hepsi kovan içine silkelenerek alınır ve diğer kovanlara dağıtılır. Örtü bezi kullanılıyorsa bezin sarkmasını önlemek için kovanın ortasına bir çıta konur, kovan üst örtüsü ve kapağı konarak kapatılır. Bu durumda arılar örtü bezi veya tahtasına salkım yaparak dururlar. Bir sonraki gün arılar petek örmüşse bu petek de alınır. Arılar boş kovanda 3 gün bu şekilde tutulur. Yalancı ananın veya anaların beslenmesi ve yumurta atacağı petek olmadığı için yumurtlamaları önlenmiş olur. Üç gün sonunda kovandaki arıların sarabileceği kadar, ballı ve polenli petekler koyarak düzenlenir. Satın alınmış veya ürettiğimiz yumurtlamış anayı kafese alarak ve kafesin kek olan girişini açarak çerçeve arasına asarız. Yalancı ana yapmış kolonilerdeki arıların hepsi yaşlı olduğu için, bu kovana diğer kovanlarımızdan aldığımız bir tane kapalı yavrulu (çıkmak üzere yavrusu olan) çerçeve verilmesi uygun olur.     

Kolay gelsin…

13 Kasım 2014

4. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi




4. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi

5-9 Kasım 2014 tarihlerinde, Muğla/Fethiye/Ölüdeniz’de yapılan 4. Uluslar arası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresine katıldım. İzlenim ve düşüncelerimi bu yazımda paylaşmak istedim.

Kongrenin yapıldığı otel yapılan kongre için uygundu, organizasyonu yapan Teamcon şirketi başarılıydı.

Muğla ili arı yetiştiricileri birlik başkanı Ziya Şahin, kongre açılışında konaklamalı katılımın yaklaşık 1300 kişiyi bulduğunu, katılımcıların 350 sinin yurt dışından gelen misafirlerden oluştuğu ve günlük dış katılım sayısının ise 400 olmasının beklendiğini söyledi. Kongrenin 3. günü akşamında yapılan açıklamada ise toplam katılımcı sayısının 1800’e ulaştığı söylendi. Katılımcı sayısının bu rakamlara ulaşmasında arıcıların bir kısmının eşleriyle birlikte katılması da etkiliydi. Katılımda görülen bu sayı, sunumların yapıldığı salonlarda görülemedi. Katılımcıların bir kısmı havanın sıcak ve güneşli oluşundan faydalanarak denize girmeyi ve tekne turuna katılmayı tercih etti.

Kongrede bazı sunumlar 15 dakikada yetiştirilmeye çalışıldı ve belirlenen programda sarkmalar oldu. Arıcılar sunum sonlarında soru soramadı. Sorular yazılı olarak alınıp çalışma gruplarında cevaplandı.

Kongre programı yoğundu. 3. ve 4. günlerde “Sektör gelecek yıllarda ülke arıcılığını nerede ve nasıl görmek istiyor?” adlı toplantı saat 23:00’e kadar sürdü. Bu toplantı amacına ulaştı mı? Toplantının amacı olan uzun sürede arıcılığın nerede ve nasıl görülmesi konusu ile ilgili az sayıda katkı yapıldı. Arıcılar çoğunlukla kendi sorunlarını dile getirdi. Arıcıların sorunlarını ve isteklerini iletmesi, çözüm makamlarının temsilcilerinin de salonda olması sebebiyle faydalı olmuştur.

Soru; ülke arıcılığını gelecekte nerede ve nasıl görmek istersiniz? Öncelikle, güncel arıcılık bilgilerini ve modern arıcılık teknolojilerini sürekli olarak takip eden, yeni nesil arıcılığa hızla adapte olabilen genç arıcılar görmek isterim. Bu arıcıların, arı hastalıkları ve zararlılarıyla mücadele ederken mümkün mertebe kimyasal yollara başvurmadan, doğal yollarla, hatta konvansiyonel arıcılık yapsa dahi organik arıcılık şartlarına uyarak, üretimde hijyen kurallarını en ön planda tutarak, yurt dışı pazarına da arı ürünleri satabilen bir sektör görmek isterim.

Kongrede yapılan sunumlarda güzel çalışmalar vardı ama içlerinden biri özellikle dikkatimi çekti. Bu çalışma Prof. Dr. Tuğrul Giray'ın “Antibiyotiklerin Bal Arısının Bağırsak Mikroflorasına ve Tarlacılık Davranışlarına Etkisi” adlı çalışmasıydı.  Antibiyotiğin arılara nasıl zararlara yol açtığıyla ilgili bir çalışmaydı.

Kongrede en şaşırdığım konu ise, akşam yapılan çalışma grubunda bir hocamızın, önce formik asit sentetik olarak üretiliyor kalıntı bırakır demesi ve daha sonra da sonbahar beslemesinde önlem amaçlı olarak antibiyotik tavsiye etmesiydi.

Formik asit sıcaklıkla buharlaşıp uçan bir maddedir. Dünya’da ve Türkiye’de birçok bilimsel çalışmada formik asit konusu araştırılmış ve sonucunda formik asidin peteklerde ve uygun zamanda kullanıldığında balda kalıntı bırakmadığı tespit edilmiştir. Bu bilimsel çalışmalarda karıncalardan üretilen formik asit mi kullanılıyor?  Kullandığımız formik asit her ne kadar sentetik olarak üretilse de formik asit değil mi? Bu konu konuşulurken en önde oturup birçok defa söz istememe rağmen söz alıp sorularımı sormam mümkün olmadı.

Hocamız, hastalık belirtisi olan peteklerde %50 oranında Amerikan Yavru Çürüğüne rastladıklarını ve hastalık oluşmadan önce sonbahar beslemesinde önlem amaçlı antibiyotik kullanılmasını tavsiye edince dayanamadım. “Ülkemizde arıcılıkta kullanımı yasaklanan antibiyotiği nasıl oluyor da tavsiye ediyorsunuz ve siz hasta olmadığınız halde antibiyotik kullanıyor musunuz?” diye sordum. Hasta olacağımı hissedersem kullanırım cevabını aldım.  Benden sonra başka katılımcılarda tepki gösterdi.

Kongrede yeni yapılan çalışmalardan haberdar olduk. Az da olsa yeni bilgiler edindik. En güzeli de arkadaş ve dostlarla geçirilen zamanlardı.

Olumlu izlenimlerle ayrıldığım kongrenin organizasyon komitesini ve emeği geçenleri tebrik ederim.

              Bir sonra ki kongrede görüşmek dileğiyle…