30 Mayıs 2013

Mayıs Ayı

Arıcılık açısından güzel bir mayıs ayı geçti.

Diğer senelerde çok kurak geçtiği için mayıs ayında kovanda neredeyse hiç bal kalmıyordu. Bu sene bal çiğinden iyi bal oldu. 

10 gün kadar önce burada olan bal çiği, haber aldığım yerlerde olmadığı bilgisini aldım.  

Henüz kestane tam olarak açmadı. Bugün az da olsa kovanlardan kestane poleni kokusu aldım. 

Kestane balı da iyi olur inşallah.

Kuvvetli kovanlardaki  ballıklarda yavru alanı daraldı.




 Ana arı ürettiğim eski arılığım. 


Yeni model ana arı çiftleştirme kutularının çerçeveleri için hazırladığım çerçeve yanakları. 

Bu kutularla ilgili daha sonra yazacağım. 

Köye yerleştiğimden beri yakından uzaktan ziyaretçilerim oluyor, sağ olsunlar. 

Bilecik'ten Sadettin abi de geçerken uğradı.  

02 Mayıs 2013

Çerçeve Çakma ve Petek Bağlama

Geçen sene çok sayıda eski kararmış peteği erittiğim için bu sene kabartılmış peteğim çok yok. 

Bunun için bir süredir çerçeve çakıp ve petek bağlayarak arılara yetiştirmeye çalışıyorum. 



 Çerçeve çakma işlerini hızlandırmak için kompresör ve havalı tabanca aldım. 

Çerçeveler havalı tabanca ile çok daha hızlı çakılabiliyor.










Kovanlarda 8. çerçeve olarak ham petek vermeye başladım.

Bazı kovanlar 8 çerçeve kabarttı şimdiden. 




07 Nisan 2013

5. Marmara Arıcılık Kongresi İzlenimleri

4-6 Nisan tarihlerinde 5. Marmara Arıcılık Kongresine katıldım.

Kongrede görebildiklerimi ve düşüncelerimi paylaşayım.  

Kongre afişi.

 Kongre salonu güzel, sahne tasarımı iyi, organizasyonu yapan Panorama şirketi başarılıydı.
  

Kongre açılışını Uludağ Arıcılık Derneği Başkanı Mürşit Korkut yaptı.



Yukarıdaki fotoğraf kongrenin ilk gününe aşağıdaki de ikinci gününe ait. 


Kongrenin ilk gününde katılımın az olduğunu düşünmüştüm. Kongrenin 2.ve 3. günlerinde katılım tahmin ettiğim gibi daha da az oldu.

Katılım niye az olmuştu?

Arıcılığın bağlı bulunduğu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarım il Müdürü düzeyinde temsil ediliyor, kongreye il müdürlüğü arıcılık bölümündekiler bile fazla itibar etmiyorsa...

Kongreyi desteklediğini düşündüğümüz TAB'ın desteği, başkanın açılıştan sonra yaptığı 2 sunumla sınırlı kalıyorsa...

Düzenleme komitesinde bulunan Birlik yönetimi misafir edasıyla ara ara ortada görülüyorsa...     

Yıllardır Arı Yetiştirici Birlik yönetiminde olanların TAB ile ve diğer arı yetiştirici birlikleri ile hiç mi iyi ilişkileri olmaz ve buralardan arıcıların gelmesi konusunda girişimde bulunulamaz? Ülkenin 4. büyük şehrinin ve arıcılık konusunda önemli bölgelerinden olan bir şehrin birliği bu kadar mı etkisiz olur?

Bunlardan hariç olarak, etkili olabilecek dinamikler de harekete geçirilemiyorsa...

Kongre tarihi olarak arıların ve arıcının en aktif olduğu dönem seçiliyorsa...

Az sayıda insanın iyi niyetli gayretleriyle demek ki bu kadar oluyor.

Kongrede gayreti ve katkısı olanlara da teşekkür etmek gerekir.

Kongre sonlarına doğru bir hocamız "arıcımız buraya gelmediğine göre demek ki çok şey biliyor, bilgiye ihtiyacı yok" düşüncesine katılmıyorum.

Hocalar, biz arıcımız için uğraşıyoruz, araştırıyoruz, çalışıyoruz ve edindiğimiz bilgileri arıcımıza aktaracağımız ortama arıcının gelmesini gerekir diye düşünüyor her halde...

Kongrelerde yapılan sunumlar arıcılar için midir yoksa akademisyenler veya bilim insanları için midir? Bazı sunumlarda o kadar Latince teknik terim oluyor ki arıcının anlaması mümkün değil.

Kongrelerde gördüğüm şudur ki, arıcının direk hocalara soru sorup cevabını alacağı, belli konuyu tartışabileceği oturumlar arıcıların ilgisini daha fazla çekiyor. Bu kongrede sorulu cevaplı çalıştay yapılmadı. İlaçlamayı, pudra şekeri ile varroa sayımını anlatmak için arılığa gitmeye gerek var mıydı? Güzel bir sunum ile bunlar anlatılabilirdi. Bunların yerine sorulu cevaplı çalıştaylar yapılabilirdi.

İlk günkü sunumlarda hiç soru sorulamadı diğer günlerde 1 veya 2 soru sorma imkanı oldu, sorulu cevaplı çalıştaylar yapılmayınca da arıcı kongrede soru sorma fırsatını çok bulamadı.

Arıcıların bu gibi kongrelere katılması için biraz da "hadi kardeşim gidiyoruz" diyen birileri gerekiyor.

Bu kongrenin hazırlayanları içinde bulunan Bursa Arı Yetiştiricileri Birliğinin arıcıları organize ederek gerekirse birlik seçiminde kendilerine oy lazım olduğunda yaptıkları gibi ilçelerden otobüs kaldırarak bu kongreye arıcıyı getirmesi gerekirken, kongrede yöneticilerini görmekte dahi zorlandık. 700 üyesinin olduğunu söyleyen Bursa Arı Yetiştirici Birliği kongreye 30 kişiyi dahi getirememiş veya getirmek için gayret göstermemiştir.

Muğla Arıcılık Kongresine gerek katılarak gerekse sunum yaparak destek veren AGAM  ekibinin düzenlemiş olduğu bu kongreye Muğla'dan katılımın olmaması da (öğrenci gurubu hariç) çok manidardır.







Prof Dr İbrahim ÇAKMAK'ın Organik Arıcılık konulu sunumu,  Dr M. Ertan GÜNEŞ'in Arı Yetiştiriciliğinde Hijyenik uygulamalar konulu sunumu (daha önceden görmüş olsam da), Yunanlının ilaç tanıtım sunumu en beğendiğim sunumlardandı. 



Kongrede Apiterapi ile ilgili konularına epey yer verilmiş, bu konular en ilgi çeken konuların başındaydı.

Yukarıdaki fotoğraftaki Kanserin Yeni Tedavi Ve Önleme Yöntemi: Propolis konulu sunumu Mısır'lı Ahmed G. Hegazi yaptı.

Sunum sonrasında propolis ekstrakının suyla mı, alkol ile mi yapıldığı soruldu? Hegazi'nin suyla yaptığını söylemesinden bir süre sonra izleyici sırasında oturan  Doç Dr Sibel SİLİCİ açıklama yapma gereği duyarak; Propolis ekstrakının alkol ile yapılması gerektiğini, alkol ile yapılana göre su ile yapılan ekstrakın faydalı maddelerinin 20'de 1'e kadar düştüğünü söyledi ve Hegazi tarafından itiraz gelmedi.

Hocalar, Başkanlar, Arıcılar bir arada.


Kongrenin En renkli siması yine Selahattin Güney'di (Ballıbaba)


 
Mehmet Gençünal standı.

 Civan Arıcılık standı.

Usta Petek standı.

Bursa'dan kongreye katılan firmalardı.


Ve kapanış.






26 Şubat 2013

Şubat Sonu Kontrolü

Bulunduğum yerin rakımı biraz yüksek, onun için havalar henüz ısınmadı. Havalar müsaade ettikçe arıları kontrol ediyorum.

 Yavru alanı az da olsa genişlemiş.



 Bazı kovanlarda besin eksikliği var. Onun için koyu şurup veriyorum.


Yarım çerçeveli ana arı çiftleştirme kovanlarında da arılar iyi durumda.




 Ufak ana arı çiftleştirme kutularında yavru alanı genişliyor.



 Kış günü ana arı kaybeden kaybedene. 

Yaşlı anayla kışa girmeyin diyorum ama...


Bizim burada ballı babalar yeni yeni kendilerine geliyor.


Arıya Kek Vermek


Geçen hafta sonu Bursa'ya gitmiştim. 

Gitmişken Uludağ Arıcılık Derneğinin Şubat ayı toplantısına katıldım.

Biz arıcılar arasında olan birbirini anlamama veya anlaşamama durumu hocalar arasında da oluyor.

Toplantıda hoca kışın arılara kek verilmeli dedi.

Arıya kışın kek verilmeli!!!

Hangi şartlardaki arıya kışın kek verilecek?

Bu yok...

Altı doldurulmadı.

Daha sonra konuşmalardan, sorulan sorulara verilen cevaplardan anladığım; Eylül-Ekim aylarında kış arılarının polen ile beslendiği zaman ömrünün uzadığı, yeteri kadar polen ile beslenmeyen arıların ömrünün kısa olduğu, arının ömrünün uzun olması ve yavru üretiminin teşvik edilmesi için verilecekmiş kek.

Burada bahsedilen kek, satın alının kek değil. Arıcının kendi balı ve poleni ile yaptığı kek öneriliyor.

Keke ne kadar polen konulmalı?

Keke %30 oranında polen konulmalıymış. 

%30 oranındaki poleni, ne hazır keklerde, ne de arıcının yaptığı keklerde göremeyiz.

Diyelim koyduk, arı bundan ne kadar faydalanabilir?

Bir hocamızın "arıların polen tozlarının etrafındaki kabuğu hazmedemediği ve polenden faydalanabilmek için poleni petek gözünde fermente etmesi yani arı ekmeği haline getirmesi gerektiğini, bunun için de keke polen katılması yerine, poleni hamur haline getirerek verilmesinin daha doğru olduğunu söylediği" söylendiğinde.

Onu saymayın, yok farz edin...

Bir başka hocaya davranış biçimi böyle mi olmalıdır?

Kendisine bunu soramadığım için bu konuya fazla girmeyeyim ama...

Dönelim kekin hangi arıya verilmesi gerektiğine...

Balı olmayan arıya, zayıf arıya hiçbir dönemde kek vermem.

Ben kekin hasat sonrasında, doğada nektarın olmadığı dönemde verilmesinin doğru olduğunu düşünüyorum. 

Benim için bu dönem ağustos-eylül ayı.

Sonbaharda yeteri kadar bal depo ettirilmiş, yani iki duvar çerçevesi ve ortadaki çerçevelerdeki kemerler bal ile dolu olan arıya, üst yemlik veya çanta yenlik ile kek verilebilir.

Böyle arıya verilen kekin arıya ne kadar faydası olur? 

Hocalar bir proje hazırlayıp araştırmasını yapsınlar da paylaşırlarsa öğrenmiş oluruz.

Maliyet-fayda dengesine bakıldığında çok faydasının olacağını düşünmüyorum.

Arı için en iyi destek veya teşvik besini, mevsimine uygun kıvamda verilen şuruptur.

Geçende de bir arıcı telefonla "arılarım kıştan zayıf çıktı, invertaz enzimi aldım, bununla invert şeker yapıp versem faydası olu mu?" diye sordu...

İnvert şeker arıyı yormazmış? :)

Hiç uğraşma ver koyu (2 ölçek şeker + 1 ölçek su) şurubu dedim.

Arının asıl besini bal değil midir?

Arı kışın balı tüketmek için de işlemek zorunda.

Bal arıyı yormuyor da, şurup mu yoruyor?




23 Şubat 2013

Standart Kovan

Türkiye'de standartları Türk Standartları Enstitüsü (TSE) belirlemekte. TSE arı kovanlarıyla ilgili standart 3409 numaralı standart. 

TSE'nin belirlemiş olduğu standartların içeriğini öğrenmek için ne yazık ki satın almak gerekiyor. 

Ülkemizde TSE 3409 standardında yapılan arı kovanı yaygın değil. 

Türkiye'de bir çok bölgede değişik ölçülerde kovan yapılıyor ve bu kovanlar bölgeden bölgeye göre değişmektedir.

Bu değişik kovan ölçüleri sadece Türkiye'ye has bir durum değil. Dünyada en yaygın kullanılan Langstroth kovan birçok ülkede ayrı ölçülerle yapılıp kullanılmaktadır. 

TSE 3409 standardının bilinmesi, bu ölçülerde kovan yapmak-yaptırmak isteyenlere veya standart ölçülerde arı kovanı almak isteyenlere yardımcı olmak adına aşağıdaki resimleri çizdim. Umarım arıcılarımıza yararı olur.

Aşağıda resimlerini çizdiğim kovanın ana hatları TSE 3409 numaralı standardından alınmıştır.

 Tam takım arı kovanı. 

Tam takım arı kovanı kesit görünüşü. 

Tam takım arı kovanı yan kesit görünüşü.

 
 
 
 





 Çerçeve ölçüleri.





 Kuluçkalık ön parçası.

Kuluçkalık sol parçası.

 Kuluçkalık sağ parçası.

 Kuluçkalık arka parçası.

 Çiçektozu (Polen) kapanı detayları.

 Kovan girişi detayı.

Çiçektozu (Polen) çekmecesi detayı.