20 Mayıs 2016

2016 Yerli Arı Sütü Üretim Çalışmalarımız

2016 yılı arı sütü üretimimiz için hazırlıklar 2015 sonbaharında başladı. 

Yapılan iş önce insanın içine sinmeli ve zevk ile yapılmalı.

Arı sütü hasat odasının yapımı ile başladık.  

Arı sütü hasat odamız.

Üretimi arttırmayı amaçladığımızdan yeni çerçeve ve çıtalarımızı hazırladık.


Kat arasına ana arı ızgaraları için 7 mm kalınlığında çıtalar hazırlandı.

Sıra üretime başlamaya geldi. 

Arı sütü üretilecek kovanlar kırmızı ve beyaz 2 grup olarak hazırlandı.

19 Nisan günü başlatıcı kovanlar hazırlandı.

İlk transfer 20 Nisan günü. 

Yeni katılan arkadaşlarla hasat odasında 3, dışarıda 1 kişi olmak üzere 4 kişilik ekip ile arı sütü üretimine başladık.  

Başlatıcı kovanlardan birisi. 

Çıtaların çoğu yeni bir kısmı eski. Bir süre sıkıntımızın olacağını biliyorduk, oldu da. 

Arı sütü hasadı yapılıyor.

Arı sütü alınan ve transfer için hazırlanan çıtalar. 

Devamlı olarak şu soruya muhatap oluyoruz; arı sütü kaç saat sonra buzdolabına giriyor?


  Arı sütü, hasat sırasında strafor içine alınmış, buzun içindeki kavanoza alınıyor. 


İlk günün hasadı 288 gram.

Günlük arı sütü üretimimiz bu ortalamalarda şimdilik devam ediyor.

Ürettiğimiz arı sütlerini satışa hazır halde derin dondurucuda tutuyoruz.



08 Kasım 2015

ANA ARI ÜRETİMİ


ANA ARI ÜRETİMİ




Küçük ve orta ölçekli arıcılık işletmeleri arı ürünleri üretimi düzenini fazla değiştirmeden ve fazla yatırım yapmadan, kendi arılıklarının ihtiyacı olan ana arıları üretebilir ve üretmesi de gerekir. Ana arı üretiminde en önemli konulardan biri damızlık ana arı veya anaç ana arı konusudur.  

Damızlık ana arı konusunda ülkemizde çok eksik ve yanlışlar var. Günümüzde Anadolu ırkı ve ekotiplerinin ıslahı ile ilgili az sayıda çalışma olsa da yeterli olmamakta ve arıcının damızlık ihtiyacını karşılamakta çok yetersiz kalmaktadır.

Ülkemizdeki damızlık ana arı konusundaki boşluktan yararlanmak amacıyla, sakinliği ve iyi yönleri abartılarak kötü yönlerinden ise hiç bahsedilmeden, bazı ırk ana arılar ve hibritlerinin, yurt dışından getirilerek veya yurt içinde üreterek, yüksek fiyatlarla satışı yapılmaktadır. Bu tür satış yapanlar genellikle, aynı flora ve arıcı tecrübesiyle sadece ana arıyı değiştirilerek yüksek verim elde edileceği yönünde tanıtım yapıyorlar. Bu tür tanıtımlara inanarak ana arı alan arıcılar genellikle umduğunu bulamıyor.

Şunu unutmamalıyız ki; aynı florada ve aynı arıcı tecrübesiyle sadece arı ırkını (ana arıyı) değiştirilerek yüksek verim artışı sağlamak mümkün değildir. Arıcılıkta verim artışı,her koşula göre arı yönetme becerisine ulaşılan arıcılık tecrübesi, hastalık ve zararlılarla iyi mücadele edebilme bilgisi, flora takibi yapılması ve genç ana arıyla çalışılmasıyla mümkün olur.                

Ana arı mümkünse her yıl değiştirilmeli, en fazla 2 yıl kullanılmalıdır. Arıcı kullanacağı ana arıları kendisi ürettiğinde, ana arı değiştirme maliyetini an az düzeye düşürmüş olacak ve fazla yük getirmeyecektir. 

Ana arı nasıl üretilir?

Öncelikle ana arı üretiminde kullandığımız malzemeleri tanıtalım.


Balmumu Ana arı Gözü:


Balmumundan ana arı gözü yapmak için doğal balmumunu “dalak” diye tabir ettiğimiz, arıların ördüğü petekleri kullanıyoruz.



Önce doğal balmumunu benmari usulüyle ısıtıyoruz. 8–9 mm. çapında sert ağaçtan yapılmış pürüzsüz çubuğu, önceden hazırladığımız bardak içindeki soğuk suya soktuktan sonra eriyen balmumuna kısa süreli 8-10 mm. sokup çıkardıktan sonra tekrar suya sokuyoruz. Bu işlemi çubuğun ucundaki balmumu yeterli kalınlığa ulaşıncaya kadar 3-5 defa tekrarlıyoruz. 

Yaptığımız ana gözü çubuktan çıkartıldıktan sonra 2-3 mm kalınlığındaki ahşap parçalara eriyen balmumuyla yapıştırıyoruz.

Ana gözlerini yapıştırdığımız ahşap parçaları, kovana koyacağımız çerçeveye balmumu damlatılarak yapıştırıyoruz.


Doğal balmumundan ana arı gözü yapılması ucuz olsa da uğraşı gerektiriyor.

Günümüzde doğal balmumu memelerinin yerine plastik malzemeden yapılan aparatları kullanıyoruz.


Ana arı Üretiminde Kullanılan Plastik Parçalar:

Plastikten yapılmış bu parçalar, işimizi kolaylaştırdığı için doğru malzemeler olduğunu söyleyebiliriz.



Çanak (ana gözü): Sarı parçaya takıyoruz.


Sarı parça (çanak tutucu): Çerçeveye sabitlenen “Dip” parçasına tutturuyoruz.

Dip: Çerçeveye 10 veya 12’şer adetten iki sıra olarak 20 veya 24 adet sabitlenen “Dip” parçasına sarı parçaya takıyoruz.

Tüp (kafes): Tüp, ana arının erken doğumlarında, diğer ana memelerini kesmemesi için kullanıyoruz.

Tüpleri kovanlara ana kabul ettirmede de aktif olarak kullanıyoruz.


Toplandığında bu şekilde takım hale geliyor ve doğal balmumu memelerinin işlevini yerine getirmeye hazır oluyor.

Ana memesi çerçevesi

2 adet kalınca çıtayı, çerçeve yan çıtaları arasına çakıyoruz. Dipliklerin ya da doğal memelerin çıtalarını bu kalın çıtalara tutturuyoruz. Bu memelerin takılacağı çıtalar döndürülebilir olmalı ama çok da gevşek olmamalı.

Kurtçuk aktarma (tığları) kaşıkları.

Anaç koloniden, ana gözüne, kurtçuğu (larvayı) almak için kullandığımız aletler.


Ana arı Çiftleştirme Kutusu:

Ana arı memelerini veya yeni doğan ana arıların çiftleştirilmek üzere verdiğimiz çiftleştirme kutuları.

Ülkemizde, hem bazı önde gelen ana arı üreticilerinin tasarladıkları, hem de her arıcının kendi durumuna göre yaptığı bir sürü örnek mevcut. En az işçi arıyla, en yüksek kalitede ana arı çiftleştirme mantığı üzerine kurulan bir sistem.

Ana arı, güçlü koloniden çiftleşme uçuşuna çıktığında daha iyi çiftleşeceği tezini göz önünde bulundurarak, ana arı çiftleştirmek için kullandığımız kutu veya kovanları tanıtalım.

Tek gözlü strafor çiftleştirme kutuları.

2 gözlü (aynı zamanda tek gözlü de kullanılabilen) ahşap çiftleştirme kutusu.

Standart çerçeve kullanılan yarım kovan (ruşet)

Destekleme Kovanı:

Destekleme kovanı, çiftleştirme kutularını ilk etapta arılandırmak ve daha sonra arılı, yavrulu ve ballı çerçevelerin değiştirme işlemlerini yaparak, çiftleştirme kutularının ihtiyacına göre desteklemede kullandığımız kovandır. 

Çiftleştirme kutuları ufak, çerçeve sayısı az ve yoğun yavru faaliyetine maruz kaldıklarından bal stoklamasında yetersiz kalıyorlar. Bilhassa kış döneminde ballı çerçeveye ihtiyaç duyuluyor. Bunun için destekleme kovanlarını yoğun beslemeye tabi tutarak çerçeveleri ballandırıyor, sırlandıktan sonra yedekliyoruz. İhtiyaç duyulduğunda bu ballı çerçeveleri çiftleştirme kutularına veriyoruz.


Standart kovanın bazı ilaveler yapılarak 2 sıralı 40 ufak çerçeveli destekleme kovanına çevrilmiş hali. Bu tip kovanda, alt sıradan çerçeve alış verişi biraz zor oluyor. 


Gerekli olduğunda, çiftleştirme kutularından yavrulu, arılı veya ballı çerçeve alış verişi yaptığımızda çok katlı ve katları ayrılabilir olanları daha kullanışlı oluyor.


 Çerçeve Peteklendirme:

Ana arı üretimine yeni başlanılıp çiftleştirme kutularında kabartılmış petekler olmadığında çerçevelerin peteklendirilmesi gerekir.

Peteklendirme işlemi, ana arı çiftleştirme kutularının temel petek takılmış 4 çerçevesini standart çerçeveye bağladıktan sonra, standart kovanlara vererek arılar tarafından kabartılması yoluyla yapılabildiği gibi, standart çerçevelerde kullandığımız kabartılmış peteklerin kesilerek takılması yoluyla da yapılabilir. 


Normal kovanlarda kullandığımız çerçevelerdeki kabarmış peteklerden, 6 adet ufak çerçevelere sıkı geçecek şekilde keserek peteklendiriyoruz.

Yavrulu petek kesmek zorunda kalırsak, kapalı gözlü yavrulu çerçeveyi, sıcak havada ve gölgede, kısa sürede kesip, çerçevelere takıp en kısa zamanda arılandırıyoruz.

Çiftleştirme kutu çerçevelerinin peteklendirilmesi için destekleme kovanları da kullanılabilir.

Standart kovanlarda ve yarım çerçevelik kutularda kullanılabilen katlanır çerçevelerde kullanışlı oluyor.


Ana arı Memesi Üretim Kovanı (Başlatıcı) Hazırlama:

Başlatıcı kovan, ana arı, ana arı olabilecek kurtçuk (larva) ve yumurta olmadan iki şekilde hazırlanabilir.  



1-            8-9 çerçeveli arının anası 2 yavrulu çerçeve ile birlikte ruşete alınır veya 6-7 çerçevelik arının sadece anası alınır, alınan bu ana başka kovanda kullanılabilir veya farklı şekilde değerlendirilir.

Kovandaki arılar kovan içine silkelenir, yumurtalı, kurtçuklu ve kapalı yavrulu çerçevelerin tamamı başka kovanlara dağıtılır. Kabarmış petek / çiçektozlu-ballı / çiçektozlu-ballı / kabarmış petek olarak 4 çerçeve şeklinde düzenlenir ve sıkıştırma tahtası ile sıkıştırılır. Kovan girişi 1 cm olacak şekilde daraltılır.

Bu şekilde hazırlanan kovana 1-2 saat sonra kurtçuk aktarılan ana memesi çerçevesi verilebilir. Bir gün sonra da yavrulu çerçeve verilmesi gerekir.

2-            Kovandaki ana arı, 2 çerçeveli ana arı kafesine, çıkmak üzere yavrulu çerçeveyle veya kabarmış peteklerle beraber alınır. Ana arı kovanda bu şekilde 7 veya 8 gün kaldıktan sonra, arı 8-9 çerçeve ise ana arı kafesindeki yavrulu çerçeveler ile ruşete alınır, eğer 6-7 çerçeve arısı varsa sadece anasını alarak yavrulu çerçevelerin üzerindeki arılar kovana silkelenerek arısız şekilde diğer kovanlara verilir. 

Kovan, kabarmış petek / çiçektozlu-ballı / açık yavrulu / yavrulu / çıkan yavrulu olarak 5 çerçeve şeklinde düzenlenir ve sıkıştırma tahtası ile sıkıştırılır. Kovan girişi 1 cm olacak şekilde daraltılır.
Bu kovanlar aynı arılıkta yeri değiştirilerek, tarlacı arısı olmayacak şekilde hazırlanmamalı. Kovanda tarlacı arı ve en önemlisi bol genç arı olmalı.


Yumurtanın Gelişim Süreci:


Ana arı üretiminde bilmemiz gereken en önemli unsurlardan birisi de yumurtanın gelişim sürecidir. İşçi arı ve ana arı, döllü yumurtadan oluşmaktadır.

Kolonideki döllü yumurtalar her şey yolunda olduğunda 4’üncü, 5’inci ve 6’ncı günlerde, kurtçuğa dönüştükten sonra az miktarda arı sütü ile beslenilmektedir.
Ana arının varlığının devamı ile 6’ncı gün sonunda kaba beslemeye geçilmektedir.

Dolayısı ile 6’ncı gününde olan bir kurtçuktan da ana arı üretilebilmesi mümkündür. Ancak 6. günündeki kurtçuktan oluşturulan ana arının verimli olup olmayacağı tartışılır.

Eğer kovanda ana arı yoksa ana arı üretilmesi planlanan kurtçuk 4’üncü gününde ise normalden çok daha fazla arı sütü ile beslenmektedir. Bu durum kurtçuğun çok daha fazla arı sütü tüketmesine ve dolayısı ile iyi beslenmiş bir ana arının oluşmasını sağlamaktadır.


İşçi arı olacak kurtçuğa arı sütü verilmekte ancak bu miktar hiç bir zaman ana arı olacak kurtçuğa verilen arı sütü miktarına ulaşamamaktadır.

Bilmeliyiz ki ana arının kaliteli olması için gerekli birçok şarttan sadece birisi olan iyi arı sütü ile beslenmesi bizim kontrol edebileceğimiz bir noktadır.

Yukarıdaki gibi tablolar ana arıların memelerden çıkış zamanlarını takip etmekte yardımcı olur.

Anaç (Damızlık) Koloni Seçimi:

Damızlık Ana arı: Yapılan ıslah çalışmalarıyla, iyi özellikleri arttırılmış ve kötü özellikler azaltılmış, istenen özelliklerini kendinden sonraki kuşağa aktarabilen ana arı.

Anaç Ana arı: Uzun süre takip edilerek, kendisinde bulunan istenilen özellikleri, kendinden sonrakilere aktarabildiği tespit edilen ana arı.

Birçok yerde damızlık koloni ifadesinden bahsedilir. Günümüz koşullarında bizim için en iyisi ırk konusuna fazla takılmadan, yerel ırkların dışında bir seçeneği düşünmeyerek, bölgemizde bulunan yerel ırkları seçme yöntemiyle çoğaltarak kullanmamız olacaktır.

Damızlık koloniden ziyade, üretimimiz için anaç koloni ifadesi daha yerinde olacaktır.

Arılığımızda bulunan tüm kolonilerin kayıtları olmalı, bu kayıtlarda ilgili kolonilerin hangi koloniden ürediği, nereden alındığı ve tüm kolonilerin beğendiğimiz ve beğenmediğimiz özelliklerini kayıt altına alıyoruz.

Kısacası birisi arılığınıza gelse hangi koloniden çok memnunsun diye sorsa göstereceğin koloni anaç koloni değildir. Anaç koloni bu gösterdiğiniz koloninin üretildiği, geldiği, alındığı kolonidir.

Ana arı üreteceğimiz anaç kolonileri seçerken, seçim yapılacak koloni sayısının mümkün olduğunca çok olmasının yanında, seçeceğimiz anaç koloni sayısının da en çok beğendiğimiz tek koloni değil, arılığımızda bulunan koloni sayısına göre iyi özellikler gösteren mümkün olduğunca çok koloniyi anaç olarak seçmekte fayda vardır.

Özellikle kurtçuk aktarım (larva transfer) yönteminde, tek koloniden çok sayıda meme üretilmesi, bir kaç nesil sonra arılıkta yakın akrabalılık problemlerine yol açar. Yakın akrabalılıkla birlikte genetik çeşitlilik azalır, diploid erkekler, sakat arılar oluşur, arılarımız hastalıklara karşı daha dirençsiz hale gelir.



Yerel arıyı nereden bulacağız?

Anaç koloni, çevremizde uzun süredir arıcılık yapan arıcılardan, doğada kendi başlarına yaşama yeteneği kazanmış doğal koloniler olabileceği gibi, belli bir müddet kendi arılığımızda takip ettiğimiz kolonilerde de anaç koloni niteliği taşıyan koloniler bulunabilir.

Anaç koloniyi tespit etmek kadar, arılığınızda bulunmasını istemediğiniz tüm kolonilerin analarını imha etmeyi de göğüslemek gerekir. Bu ayıklamayı yaptıkça, istenilen özellikte arılarla çalışmak ve başarılı olmak mümkündür.

Bu çalışmalar 1-2 yıl içinde olabilecek kadar basit değildir. Uzun süre sonunda bilinçli davranıldığında, istediğimiz özellikleri olan kolonilerin bulunduğu arılığa sahip olabiliriz.

Ananın kullanım değeri, koloninin genel başarısı ile ölçülüyor. En çok bal, en çok yavru, hastalıklara dayanıklılık vb. Fakat bir arının anaçlık (damızlık) değeri, genetik özelliklerini kendinden sonraki nesillere aktarabilme kapasitesi ile ölçülüyor.

Arılığımızdaki çok başarılı bir arıdan ürettiğimiz analar da aynı özelliklere sahip olmuyorsa, anaçlık (damızlık) değerinin düşük olduğunu, tam tersi, ürettiğimiz analar, üretildikleri koloninin bütün özelliklerini devam ettiriyorsa elimizde anaçlık (damızlık) değeri yüksek bir arı olduğunu anlıyoruz.

Bunu tespit edebilmek için, disiplinli bir kayıt sistemi oluşturarak, yıllar içinde bütün kolonilerin verimliliklerini, birbirleriyle olan aile ilişkilerini takip etmek gerekir.

Anaç koloni seçiminde ana kurallarımız:

*
Yerel arı olacak.
* Elimizdeki tüm kolonilerin istediğimiz ve istemediğimiz özelliklerini takip ve kayıt edeceğiz.
* İstemediğimiz özellikleri taşıyan kolonilerin üretildiği anaçları iptal edeceğiz.
* Arılığımızdaki en iyi arı ve arıları değil, en iyi arıların yetiştirildiği kolonileri anaç olarak seçeceğiz.


Kurtçuk aktarımı:

Ana arı memelerinin temizlenmesi ve dezenfekte edilebilmesi için, doğal mum veya plastik malzeme olan memelere boş halde sıvı şerbet püskürterek yalamaları ve temizlemeleri için ana arı memesi üretim kolonisine veriyoruz.  Arıların memeleri temizlemeleri için yaklaşık 1 saat yeterli oluyor.


Kurtçuk aktarımını oda içerisinde veya güneşsiz kapalı havada yapıyorsak, petek gözlerinin dibini görebilmemizi kolaylaştırmak için kafa lambası kullanmak faydalı oluyor.


Kurtçuk aktarımını nerede yapıyoruz?

Kurtçuk aktarımının yapılacağı yerin ideal şartları konusunda, birçok kaynakta belirli oranda nemden, belirli ısıdan ve daha bir sürü şarttan bahsedilmektedir. İstenen bu şartları sağlamak, arazide çoğunlukla mümkün olmamaktadır.

Güneşli ve rüzgârsız havalarda açık arazide kovanların yanında bile aktarım yapılabiliyor. Açık arazide kurtçuk aktarımı yaptığımızda, kurtçukları direk güneş ışığında uzun süre tutmamaya özen gösteriyoruz.

Temizlenmesi için ana arı üretim kolonisine verdiğimiz, ana memelerinin olduğu çerçeveyi alıyoruz.

Aktarılacak kurtçukların alınacağı, anaç koloniden daha önce belirlediğimiz çerçeveyi çıkarıp, arıları silkelemeden fırçayla süpürerek uzaklaştırıyoruz. Silkme esnasında açık balözü olan çerçevelerden akan balözü çalışmayı zorlaştırıyor.

Çerçeveyi karşımıza hafif eğik biçimde yerleştiriyoruz. Kurtçukları görmek için eğimli yatırmak gerekiyor.

Yumurtaların olduğu yere yakın olan kurtçuklar genelde en uygun kurtçuklardır.

Alacağımız kurtçukların en küçük kurtçuk olmasına özen gösteriyoruz. Ne kadar küçük olursa, o kadar fazla arı sütüyle beslenebileceğini unutmamamız gerekir.

Kurtçuğu alacağımız Çin kaşığını (kurtçuk aktarma tığı), kurtçuğun sırt kısmından, petek gözünün duvarına yanaştırıp, kurtçuğu sütlü kısmıyla beraber aldıktan sonra temiz olan meme çanağının dibine yavaşça bırakıyoruz.


Kurtçuk aktarımını yapmadan önce göze, küçük bir damla taze arı sütü konulursa, aktarım sırasında geçen süre içinde kurtçuğun kurumasını ve çerçeveyi meme üretim kolonisine verirken gözün açık kısmı aşağıya bakacağından kurtçuğun düşmesini engelliyoruz. Aktarım yapılacak göze arı sütü koymak veya kurtçuk alınırken altındaki süt ile beraber almak ana memesi olacak kurtçuğun kabul oranını arttırır.

Ana arı üretiminde çok sıkı bir kayıt sistemi uygulanması gerektiğinden, aktardığımız çanakların bulundukları çerçevelerin uygun yerlerine takip amaçlı anaç kolonilerin numaralarını yazıp, kayıt altına alıyoruz.



Bir ana arı üretim kolonisine kaç adet ana memesi vereceğiz?


İlk aktarımlarda tutma oranlarının düşük olacağı göz önünde bulundurularak, 1 çerçevede 20 ana memesi olursa, güçlü bir üretim kolonisine 2 çerçeve, yani 40 ana memesi verilebilir.

Aktarmalar tamamlandığında, seri şekilde ana arı memesi üretim kolonisine ana memeli çerçeveleri veriyoruz. Aktardığımız kurtçukların beslenmeye başlandığı, ana adaylarının kabul gördüğü, ilk 2 saatte belli oluyor. Ertesi gün yapılan kontrollerde tutan ana memesi sayısı netleşiyor. 
Ana arı memesi üretim kolonisindeki çerçeveleri sırasıyla, Ballı/Polenli – Ana memeli – Ballı/Polenli – Ana memeli – Ballı/Polenli – Şurupluk,  olacak şekilde düzenliyoruz.
Koloniye ana memeli çerçeveleri verdikten sonra, bolca sıvı besleme ürünüyle (1/1 şurup) besliyoruz. Ana arı memesi üretim kolonisinin beslenmesi, iyi ana arının oluşmasında ve ana arı memelerinin tutma oranlarının yüksek olmasında çok önemlidir.


Kurtçuk aktarımının ertesi günü yapılanlar:

Kurtçuk aktarımından 1 gün sonra, aktardığımız kurtçukların tutup tutmadığını kontrol ediyoruz. Bu kontrolleri yaparken, gözlerdeki kurtçukların düşmemesi için çerçeveleri sarsmadan çıkartmaya özen gösteriyoruz.

Ana arı memesi kabul görüntüsü.

Tekrar belirtmek gerekirse, iyi beslenmiş bir koloni ve yüksek kabul oranı. Ne kadar çok ilgi, o kadar yüksek kabul oranı.

Kovandaki varroaların ana arı memelerine girmelerini önlemek için, diğer kovanlarımızdan açık gözlü yavrulu ve ana memelerinden önce kapanacak (tercihen erkek yavrulu ve ballı)  1 çerçeveyi ana arı memesi üretim kolonisine veriyoruz.

Koloniyi yine bolca şurup ile besliyoruz.

Aktardığımız kurtçukların 5 gün sonra kapanması gerekir. 4.gün kapanmış ise biraz iri kurtçukları aktarmışız demektir. Ana memeleri kapandıktan 7 gün sonra, ana arı gözden çıkar.

Çiftleştirme kutusu arılandırma:

 Ana arı çiftleştirme kutularını arılandırırken, daha önce “Çerçeve peteklendirme” ve “Destekleme kovanı” bölümünde hazırladığımız çerçevelerden yararlanıyoruz.


Ana arı çiftleştirme kutularına mümkünse 1 adet kapalı gözlü yavrulu, 1 adet ballı polenli çerçeve, 1 adet kabarmış petekli boş çerçeve koyuyoruz,  4 çerçevelik olanlara 1 adet ham petekli çerçeve konabilir.


Kutuları doldururken plastik kova kullanılabilir. Arılı çerçeveyi kovanın içine silkeledikten sonra kovanın içindeki arıların üzerlerine sprey ile biraz su püskürtüyoruz. Plastik kovanın içindeki arıları yeteri miktarda kutu içine döküyoruz.

Silkeleme sonrası kutular başka arılığa (5 km uzağa) götürülmeyecekse biraz fazla arı silkelemek gerekir, tarlacı arılar geriye dönünce kalan genç işçiler çerçeveleri sarabilmelidir.

Bu kutulara arı silkelendikten sonra 3-4 gün uçuş deliği kapatma uygulaması yapılsa da bizler bu yöntemi hiç kullanmıyoruz. Çünkü tarlacılar 10-15 günde bile eski yerlerini unutmuyorlar.

Yavrulu çerçevelerin üzerinde daha çok yavrulara bakan genç işçi arılar olacağından, kutulara arı silkeleyeceğimizde bu çerçeveleri tercih etmekte fayda var.

Kovanlardan arı silkelerken aşırıya kaçmayıp, geceleri ısının düşeceğini de düşünerek kovanda kalan arıların yavruları üşütmeyecek sayıda kalmasına dikkat ediyoruz. 


Arılandırdığımız çiftleştirme kutularını, yer sıkıntısından dolayı kuvvetli kolonilerimizin olduğu arılığa koymak zorunda olduğumuzda en arka sıraya koymayı tercih ediyoruz.


Ana Arı Çiftleştirme Kutuları Numaralandırma:

Ana arı çiftleştirme kutularının kayıtlarını sağlıklı tutabilmemiz için numaralandırıyoruz.

Genel kayıt tutmalarda kişisel birçok yöntem geliştiriliyor. Mühim olan, sahip olduğumuz ana arıların nereden geldiklerini bilmek için kayıt altına almaktır.


Çiftleşme uçuşundan dönen ana arının çıktığı kutuyu karıştırmaması için kutu önlerini değişik renk ve şekillerle boyuyoruz.
  

Ana memesi dağıtımı:

 Kurtçuk aktarımından yaklaşık 5 gün sonra ana memeleri kapanır. Ana memelerini doğumlar başlamadan önce çiftleştirme olarak kullanılacak kolonilere vermek gerekir.



Ana arı memelerini strafor ana arı çiftleştirme kutularına, 5 çerçevelik yarım kovanlara (ruşet) veya normal kovanlara, sonuçta ana arısı olmayan kolonilere ya da koloniciklere veriyoruz. Bu kolonileri nasıl oluşturduğumuzu daha önce yazmıştık, ancak dikkat ettiğimiz birkaç konuyu da belirtelim.

Eğer meme vereceğimiz koloni yeni oluşturulmadı ise ve uzun süredir bir şekilde ana arı üretiminde kullanılıyorsa, daha önceki turda verdiğimiz ana arı uçuştan dönemedi, uzun süredir anasız veya yavrusuz kaldı ise, yalancı ana oluşma riski açısından mutlaka kontrol ediyoruz. Yalancı ana yapmış kolonilere meme vermiyoruz.

Yavrulu kolonilere meme verilecekse, ana arı alındıktan sonra arıların yapacakları ana memelerini kontrol edip, ana memesi varsa bozuyoruz. Doğal ana memesi olan koloni bizim vereceğimiz memeyi kesmese bile, doğal ana erken doğarsa vereceğimiz memeyi bozar.

Ayrıca memeleri kolonilere dağıtacağımıza göre önümüzde bir seçenek daha var.
Tüm memeleri kullanacaksak, tekrar ana arı üretilmeyecekse ana arı memesi üretim kolonisi boşa çıkacak. Bu koloniyi ya parçalayarak memeler vereceğiz ya da daha önceden yedeğe aldığımız bu koloninin ana arısını kafese koyarak tekrar koloniye geri vereceğiz. Dağıtma işleminde böldüğümüz kovanları uzağa götürmeden; önüne, arkasına, sağına, soluna bölebiliriz.

Ana arısız olduğunu anladıktan sonra ana arı memesi verilen koloninin doğacak ana arıyı kabul etmeme gibi bir durumla karşılaşmadık. Koloniye doğan her ana eğer bir fiziki problemi yoksa kabul ediliyor.

Memelerin verileceği kutuları önceden belirliyoruz. İşçi arı yoğunluğu, meme kontrolü ve yalancılama kontrolü yapıyoruz. Kutuları kolay açılabilir halde kapatıyoruz.

Memeleri bulundukları üretim kolonisinden alıyoruz. Yine ters çevirmeden tek tek kutulara veriyoruz.


Memeyi arının en yoğun olduğu 2 çerçeve arasına sarsmadan takıyoruz. Tüm verdiğimiz memeli kutuları kayıt altına alıyoruz.

Memeleri dağıttık, artan memeler oldu. Artanları korumaya almamız gerekir. Bu iş için üretilmiş olan tüpleri kullanıyoruz.


Ana memelerine tüp takıldığında, arılar ana memelerinden uzaklaşıp, ana memelerinin üşümemesi için ana arıların çıkmasına yakın zamanda tüpleri takıyoruz. Ana arılar, memeler kapandıktan 7 gün sonra doğacağından, ana memelerin kapanma tarihini bilmek gerekiyor.

Tüpleri takmadan önce alt kapaklarında bulunan oyuklara da bal koyuyoruz. Ana arılar hepsi birden doğduklarında bazı anaları beslemeyebiliyorlar. Dolayısı ile ana arı o baldan faydalanıyor.

Memeleri kutulara dağıttık ve doğacakları tarihi biliyoruz. Ana arının doğmadığı ana memelerine zarar vermemek için, kontrolleri tahmini doğum tarihinden 1 gün sonra yapıyoruz.


Kutuyu açıyoruz, memenin bulunduğu çerçeveleri yavaşça aralıyoruz ve memenin pozisyonunu bozmadan doğumu kontrol ediyoruz. Ana arı doğmuş bir memenin alt bölümü çok düzgün biçimde kesilmiş halde oluyor.


Memeyi alıyoruz ve kutuda doğum sonrası mutlaka genç ana arıyı arıyoruz.



Ana arılar ilk doğduklarında daha kül renginde, buğulu bir tonda ve daha tüylü oluyorlar.

Ana arı görüldükten sonra kutu dikkatlice kapatılıyor ve kayıt altına alınıyor.


Çiftleştirme kutusu kontrolleri:

Kontrollerde memelerin bazılarında doğum gerçekleşmiyor. Doğmayan memeler bozularak sebebi araştırılmalıdır. Doğmayan ana arıların pupaları (büyük kurtçuklar) kahverengi renk tonunda ise genelde üşümeden kaynaklanan ölüm olduğunu söyleyebiliriz. Varroa hasarını görmek zaten çok kolay, ana arıların kanatları hiç gelişemiyor.

Biraz tecrübe edindikten sonra kutuda ananın olup olmadığı, kutu açıldığında anlaşılabiliyor. Ana doğdu ise arılar sessiz ve sakin işlerine bakıyorlar, memeden ana arı doğmadı ise, arılar telaşlı ve hareketli oluyorlar.


İlk oluşturduğumuz kutularda ana doğmadığında kutuda yavru da yoksa yalancılama süreci başlıyor. Anası doğmayan kutuların yalancılamasını önlemek için diğer kutulardan veya destekleme kovanından yavrulu çerçeve vermek gerekir.

Ana arı çiftleştirme kutularında yeni doğmuş ana olsa dahi, ananın çiftleşme uçuşundan gelip yumurtlayıncaya kadar geçen sürede kutuları yavrusuz bırakmamak gerekir. 

Ana arının doğmadığı kutulara yavrulu çerçeve verdiğimizde hemen yeniden meme yapmaya uğraşırlar, bize yeni ana arı memelerinin yetişmesi için gereken süreyi kazandıracaktır, bu kutuya yeni meme verdiğimizde kendi yaptıkları memeleri temizlememiz gerekir.

Diğer kutularda yavrulu çerçeve yoksa bu kutuda ana üretmekten vazgeçip, arıları azar azar diğer kutuların önlerine silkeliyoruz ve kutuyu yerinden kaldırıyoruz.

Ana arıların doğduklarını gördükten sonra, 5 gün hiç rahatsız etmiyoruz. 5 günden sonra kutudaki ana varlığını kontrol ediyoruz. Biraz erken olsa da bu kontrolde ana arının çiftleşme uçuşuna çıktığının işaretlerini de görebiliyoruz.

Çiftleşmeden dönmüş ana arının çiftleşme sonrası getirdiği çiftleşme işareti.


Arılıkta ana arı üretimi arttıkça karşılaşacağınız manzaralarından birisi de çiftleşme uçuşundan dönen arıların görülmesidir.

İşaretli görülen ana arılar 4 - 5 gün içinde yumurtlamaya başlayacaktır.

Bu aşamada kutuyu kontrol ettik ve ana arıyı göremediysek, ana çiftleşme uçuşunda olabileceğinden kayıt altına alarak ertesi gün tekrar kontrol ediyoruz.

2’nci kontrolde de ana arı görülemez ise, diğer kutulardan açık gözlü yavrulu bir çerçeve vererek ana arı kaybı konusunda emin oluyoruz.



Ana arının çiftleşme uçuşuna çıkamaması ve uçuştan dönememesi ile ilgili sebepler:

* Ana arının doğumundan sonra çiftleşme uçuşuna çıkışına kadar sürede yeterli beslenememesi.

* Ana arıların varroa hasarına maruz kalması.

* Arı kuşları, kırlangıçlar.

* Bahar aylarındaki aniden bozulan havalar.

* Fiziki sıkıntısı var ise uçuşta ana arı kayıpları.

* Ana arıların çıktığı kutuyu şaşırması.



 Ana arının uçuştan dönemediği zaman ne yapıyoruz?


Arılıkta yumurtlamaya başlamış ana arılardan kafese alıp, ana arısı dönemeyen kutulara bir haftalığına veriyoruz. Ana arının yumurtlayarak kutu düzenini tekrar kurmasını sağlıyoruz. 


Yapılan kontrollerde yukarıdaki gibi ana arının yumurtladığı çerçeve görüldüğünde, ilk tur ana arı üretiminin uğraşmalı süreci tamamlanıyor.

Yumurtlayan anaların olduğu kutuları kayda alıyoruz.


Kontroller esnasında karşılaşma ihtimali olan bir görüntü de, bir gözde 2 yumurtanın olması. Normal bir ana arının ilk yumurtlamaya başladığında az da olsa bir gözde 2 yumurta görülebiliyor.

Bu durumda olan kutuları kayda alarak, süreç takip edilerek şüphe devam ediyorsa yavrular kapanana kadar beklenmelidir.


Ana arı hasadı ve kovana verilmesi:

Ürettiğimiz ana arıları nasıl kullanıyoruz?

Öncelikle kayıtlarımızdan hasat edilecekler belirlenir ve ana arılar kutularda bulunur. Ana arılar kutulardan alınırken kayıt işlemlerini unutmuyoruz.


Ürettiğimiz ana arıları nasıl kullanacağız sorusuna vereceğimiz cevaba göre ana arı hasadında kullanacağımız malzemeleri belirliyoruz.


Arı bölme işlemi yaparak ürettiğimiz ana arıları takacaksak veya ana arı değiştireceksek en güzel yöntem, tüplerin sarı parçaya geçen kısmına kek koyarak ana arıları tüp ile vermektir.

 Güçlü kolonilerde ana arı değişimi de tüplerle yapılabilir.


Eğer ana arılar uzağa gönderilecekse yanına refakatçi olarak genç işçilerden 8-10 adet koyuyoruz. Hemen kullanacağımız ana arılara işçi arı koymayı tercih etmiyoruz.


İkinci Tur:

Ana arıları hasat ettik.

İkinci tura başlıyoruz.

Ana arı üretiminde program yaparak çalışmak gerekiyor, ana arıları kutulardan almayı planladığımızdan en az 1 hafta önce 2’nci tur kurtçuk aktarımı yapıyoruz. Çünkü kutulardan anaları aldığımız da 2’nci tur ana memeleri hazır olmalı.

Ana arıları topladığımıza göre artık ana memelerini ya da doğmuşlar ise tüplerle bakire ana arıları tekrar kutulara dağıtıyoruz. Ana arılarını toplar toplamaz, beklemeye gerek olmadan bakire ana arıları verebiliriz.

Ana arı memesi üretim kovanı yavru takviyesi yapılmadan 2 turdan fazla kullanılmamalıdır.


Ana arı İşaretleme (markalama):

Ana arıları, işçi arılardan ayırabilmemizi kolaylaştırmak için, ana arının sırt kısmını boyuyoruz veya numara yapıştırıyoruz.
 


Boya ile işaretleme:

Arı malzemesi satan işyerlerinde veya internet sitelerinde hem kalem şeklinde hem de şişelerde boyalar mevcut. Ana arıları yıllara göre değişen 5 renk ile ve bunları 5 yıllık dönüşümlü olarak değişik renklerle boyamaktayız. 

Yıllara göre ana arı renkleri.

Ana arıyı boyamada en hassas nokta boyanacak ana arıyı tutmak veya kontrol altına almaktır. Erkek arıları boyayarak bir kaç deneme yapmanın elimizin alışması için faydası olmaktadır. Zaman içinde gelişerek hiç bir aparat kullanmadan ana arıları elimizle tutup boyayabiliyoruz.


Ana arıları boyarken abdomeninden (karın kısmından) tutmamak en önemli ayrıntı. Sırt bölümünden ve ayaklarından kolaylıkla tutuluyor.

Ana arının kanatlarından sağ elle tuttuktan sonra, hafifçe sol ayaklarını (en az iki ayağını) sol başparmak ile işaret parmakları arasına alırsak ana arı hiç kıpırdamadan duruyor.


Ana arıyı boyamadan önce, kalemi çerçeveye bastırarak boyanın kalem ucuna yeterli miktarda akmasını sağlıyoruz ve kalemi ana arının sırt kısmına hafif dokunuşlarla, büyük nokta şeklinde boyuyoruz.

Kullanacağımız boyanın kokusuz olmasına dikkat etmeliyiz, kokusuz kalemle boyanan ana arı beklemeye gerek olmadan hemen kovana geri verilebiliyor. Kokulu boya ile boyadığımızda, ana arıyı kafese alarak kovana veriyoruz.


Numaralandırma:

Ana arılara yapıştırılan numaralar, arı malzemesi satan işyerlerinden veya internet sitelerinden edinebilir.

Ana arının kanatlarından sağ elle tuttuktan sonra, hafifçe sol ayaklarını (en az iki ayağını) sol başparmak ile işaret parmakları arasına alıyoruz.


Daha sonra küçük tüpte bulunan tutkaldan kürdan ucuyla alıyoruz ve ana arının sırtına az miktarda sürüyoruz.


Aynı kürdanın tutkallı ucu ile numarayı iç çukuruna değdirerek alıyor ve ters biçimde ana arının sırtına bırakıyoruz. Daha sonra kürdanı ters çevirip küt tarafı ile numarayı hafifçe bastırıyoruz. Ana arıyı kısa bir süreliğine (tutkal kuruyana kadar) tüpe alıyoruz.


Çiftleştirme kutularının beslenmesi:

Aynı arılıkta çiftleştirme kutusu ile güçlü koloniler bulunuyorsa, sıvı besleme yapmıyoruz.


Bunun istisnai durumları da var, ancak yağmalamaya sebep olmamak için katı besleme ürünü tercih ediyoruz.

En önemlisi, çiftleştirme kutularında ilk arılandırmada kesinlikle sıvı besleme ürünü kullanmıyoruz.

Sebebi…


Çiftleştirme kutularına silkelenen arılar arasındaki tarlacıların şerbeti tadıp, eski kovanına geri döndükten sonra, kovandaki diğer arılarla beraber şerbeti aldığı kutuya tekrar geliyor ve yağma başlıyor. Bunun için ilk arılandırılan çiftleştirme kutularını kek ile besliyoruz.

Bazı kekler yumuşak oluyor, bu gibi yumuşak keklerin strafor bardaklar ile verilmeleri daha uygun olur.


Strafor bardaklar sıvı besleme yapılırken de kullanışlı olmaktadır. Sıvı beslemeyi bal stoku çok azaldığında yapıyoruz. Kışa girişte stoku çok az olanlara bal verilmesi daha uygundur.