Kestane balı için elektrikli çit ile çevirdiğimiz yerimize arılarımızı taşıdık.
20 Mayıs 2014
18 Mayıs 2014
2014 ilkbaharı.
Bulunduğum köyden daha iyi olacağını düşünerek, şubat ayında arıları çiçeklerin daha fazla olduğunu düşündüğümüz Orhangazi'ye yakın bir yere götürmüştük.
Arıları koyduğumuz yer şubat ayında bile çiçek yönünden zengindi.
Şubat ve mart ayları çok iyi geçti. Nisan ayının 2. haftasından sonrası için çok kötü diyebilirim. Nisan'ın ortasında ve sonunda tüm arılara kat koyacağımızı düşünürken ne yazık ki bunu gerçekleştiremedik.
Nisan ayında arıların bulunduğu tarla ve civarında diz boyu yonca olmasına ve havaların iyi olduğu günler bu yoncaların üzerinde yoğun bir şekilde arı görmemize rağmen, havanın devamlı yağmurlu geçmesinden kovanlarda ne bal görebildik, arıları beslediğimiz halde ne de petek kabarttırabildik.
Netice itibariyle 2014 ilkbaharı kötü geçti.
Arkadaşla beraber gittiğimiz bölgeden kestane balı için arıları köyüme taşıma kararı aldık.
Kestane balını aldıktan sonra Trakya'ya ayçiçek balı için gidileceğinden arıları yükleme ve indirme kolaylığı için aynı arılığa koymaya karar verdik. Köyümüzde Kestane ve ıhlamur ağaçlarının daha yoğun olduğu bölgeye arıları ayıdan korumak için elektrikli çit yaptık.
2 gün sonra arıları taşımayı düşünürken arıları koyduğumuz yerin sahibinden kovan kapaklarının açıldığı haberi geldi.
Arılığa gittiğimizde gördüğümüz bir arıcı için en kötü manzaralardan biriydi.
Arıları koyduğumuz günden itibaren çevredekilerle hiç bir sorunumuz olmamasına rağmen arılıkta bulunan 170 kovan ve ana arı kutularının hepsinin kapakları ve üst örtüleri açılmıştı. Şükür ki zayiatımız çok az olmuştu.
Bu işi kimlerin yaptığı ile ilgili kendimizce bazı yorumlar yaptık ama buna da şükür diyerek işi Allah'a havale edip olayı kapattık.
Bunlarda bu yıl beraber hareket ettiğimiz arkadaşların arıları.
Yapacak fazla bir şey yoktu.
Arıları hazırlayıp yeni yerimize taşıdık.
İlkbahar kötü geçti ama kestane balı kovanlara yağarsa iyi bal alırız. :)
26 Şubat 2014
Arıcılıkta İlkbahar Bakımı
ARICILIKTA İLKBAHAR
BAKIMI
Arıların doğadaki
kaynaklardan yeteri kadar istifade edebilmesi ve verimli arıcılık yapabilmek
için kuvvetli arılarla çalışılması gerekmektedir. Arı ürünlerinin toplanacağı
sezona kuvvetli arılarla girebilmek için ise iyi bir sonbahar bakımı ve iyi
kışlatmanın ardından iyi bir ilkbahar bakımı ile mümkündür.
Arıcının ilkbahardaki hedefi,
bulunduğu bölgenin veya gezgin arıcılık için gidilecek bölgenin büyük balözü
akım dönemine arılarını yetiştirmek olmalıdır. Büyük balözü akım döneminde
kuluçkalık ve bir ballığı dolduran (20 çerçeve) arılar en fazla balözünü
toplayanlar olacaktır. Kovandaki arıların kapladığı çerçeve sayısı bu sayıdan ne
kadar az olursa toplayacakları balözü ve arıcının alacağı bal miktarı o kadar
düşük olacaktır.
Arıcılıkta ilkbahar bakımı
konusu bulunulan bölgenin sıcak veya soğuk iklim kuşaklarında olmasına göre
farklılık göstermektedir. Bu farklılıklardan dolayı arıcılıkta ilkbahar
bakımında bölgelere göre yapılacak işlerin tarihleri ve uygulamalar değişmektedir.
Kovan
dışından kontrol.
Kovanların
Dışarıdan Kontrolü:
Kış aylarında veya kış
sonunda, kovanları açmadan, kovan girişini gözlemlemek kovandaki arıların
durumu hakkında fikir verir. Bu kontrol,
havanın arı uçuşuna müsaade ettiği günlerin öğlen saatlerinde yapılır. Kovanda
iyi bir çalışmanın olması ve arıların çiçektozu (polen) taşımaları kovandaki arıların
sağlıklı olduğunun ilk belirtileridir.
Arı uçuşu olmayan veya çok
az olan kovanlar tespit edilerek yapılacak ilk kovan kontrolünde bu kovanlara
öncelik verilmelidir.
İlk
kovan kontrolü.
İlk
Kovan Kontrolü:
Bulunulan bölgeye göre, kış sonu
veya erken ilkbaharda hava sıcaklığının 15 °C civarında olduğu, rüzgarsız ve güneşli günlerde,
tarlacı arıların çalıştığı saatlerde kovan açılarak kontrol edilir.
Sezonun ilk
kontrollerinde yavru arıların üşümelerini önlemek için mümkün olduğunca çabuk
ve telaşsız davranılmalıdır. Kontroller, ana arının kovan dışına düşmesini
önlemek için çerçeveler kovan üzerinde tutularak yapılmalıdır.
Bu kontrolde kovandaki arı mevcudu,
ana arının varlığı, yavru alanı etrafında ve kovanda yeterli bal stoğu bulunup
bulunmadığı kontrol edilir. Petek gözlerinde birer yumurta ve düzenli yavru
alanı bulunması ana arının varlığının işaretidir, bu durumda ana arıyı arayıp görmeye
gerek yoktur.
Ana arısını kaybetmiş
arılar, anası olan ve arı mevcudu az olan arılarla, arı mevcudu çok azalmış
arılar ise yine arı mevcudu az olan arılarla, kovanda genç ana arı bırakılarak
usulüne uygun şekilde birleştirilmelidirler. Kovanda ana arı kaybı yaşanmış ve
müdahalede geç kalınmış ise, kovanda yalancı ana oluşmuş olabilir. Yalancı
ananın oluştuğu kovandaki arılar için en uygunu, birer çerçeve olarak diğer
kovanlara dağıtılarak, boş kovanın yerinden kaldırılması olacaktır.
Arısı
ölmüş kovanların ilk önce giriş kapakları kapatılarak kovanda kalan balların
diğer kovanlardaki arılar tarafından yağmalanması önlenir. Kovandaki peteklerde
hastalık belirtisi olup olamadığı incelenmeli, hastalık belirtisi olmadığından
emin olunursa kovanda kalan petekler diğer kovanlarda kullanılmalıdır.
Detaylı
kontrol.
Detaylı
Kovan Kontrolü ve Kovan Temizliği:
Hava sıcaklığının 18-20 °C
olduğu, rüzgarsız ve güneşli günlerde kovan içinin detaylı kontrolü ve kovan
temizliği yapılır. Her ne kadar havalar biraz daha ısınmış olsa da yavru
arıların zarar görmemesi için yapılacak kontrolleri fazla uzatmamakta fayda
vardır.
Bu kontrolde, İlk Kovan
Kontrolünde bakılanlara ilave olarak küflü petek olup olmadığı ve hastalık
belirtisi bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Kovanda arı mevcudu azalmış ve
üzerinde arı olmayan petekler varsa bu petekler alınarak arılar tekrar bölme
tahtası ile sıkıştırılır. Bu alınacak peteklerden ilk alınması gereken, varsa
küflü olan veya boş olanlar, bunlardan yoksa ballı olanlardır.
Kovan tabanında fazla petek
kırıntısı birikmiş ise, eski kovan yerinden kaldırılarak yerine boş ve temiz
kovan konur, daha sonra eski kovandaki çerçeveler yerleri değiştirilmeden yeni
kovana aktarılır.
Arı mevcudu azalmış, zayıf
diye tabir edilen arılar kışı geçirse bile ilkbaharda yeterli atağı yapıp bal
akım dönemine yetişemezler. Böyle mevcudu az arılı kovanların eğer anası yaşlı ise,
anası genç olan yine arı mevcudu az arılı kovanla, kovanda genç ana bırakılarak
birleştirilir. Arı mevcudu az olan kovanın anası genç ise, ana arıya bir şans
daha verilerek arı mevcudu fazla olan kovanlardan takviye yapılabilir. İlkbaharın
ilk günlerinde yapılacak kapalı gözlü yavrulu petek takviyelerinde petek
verilecek kovanda, petekteki yavruyu ısıtabilecek arı mevcudunun olması gerekir.
Gece sıcaklıkları ve ani hava değişimleri de göz önünde bulundurularak,
ilkbaharın ilk günlerinde yapılacak yavrulu çerçeve takviyelerinin, kapalı
yavrulu ve üzerinde arısıyla beraber yapılması daha faydalı olacaktır.
Erken ilkbahar da
oluşabilecek değişik hava koşullarından arıların en az etkilenmesini sağlamak
için, arılar kovan içinde sıkışık çalıştırılmalıdır. Arıların sıkışık
çalışması, arıların çerçeveleri tam olarak kapladıktan sonra petek ilave
edilmesi, arıların kovan içinde daha iyi bir düzen kurmaları ve kuluçka
alanının ısıtılması için faydalı olacaktır.
İlkbahar
Beslemesi:
Arıların temel besini balözü ve
çiçektozudur. Karbonhidrat ihtiyacını balözünden, protein ihtiyacını
çiçektozundan karşılar. Arılar yavru sayısını kovana giren balözü ve
çiçektozuna göre ayarlarlar. Esas olan, flora takibi yaparak arıların balözü ve
çiçektozunu bulabilecekleri ortamı sağlamaktır.
Erken ilkbahar
döneminde kovanda yavru üretimi başlamış, besin tüketimi ve tarlacı arıların
işleri artmıştır. Kışı geçiren tarlacı arıların ölümleri de bu döneme denk
gelir. Kovanda arı mevcudu artması beklenirken, kısa süreli arı mevcudu
artışında bir duraksama olur. Merada balözü kaynaklarının henüz yeteri kadar
oluşmadığı bu dönemde yavru üretimindeki artışın devam etmesi için arılar
beslenmelidir.
Bu dönemde arıların
beslemesin de ki amaç; bal stoğu eksikliği olan arılara besin takviyesi yapmak,
ana arının yumurtlamasını teşvik ederek yavru üretimini hızlandırarak arıların
balözü akımına yeterli mevcuda ulaşarak girmelerin sağlamaktır.
Besin
takviyesi olarak yapılacak besleme, 2 ölçek şeker/1 ölçek su ile yapılan 2/1
oranındaki koyu şurup ile yapılır. Teşvik olarak yapılacak besleme, 1 ölçek
şeker/1 ölçek su ile yapılan 1/1 oranındaki şurup ile yapılır.
İlkbaharda beslenmesi gereken kovandan yavrulu bir çerçeve.
Şurup yapılacak şeker
temiz olmalıdır. Şurup için kullanılacak suyun kaynağı ve temiz olduğu
biliniyor ise kaynatılmasa da olabilir ama bilinmiyor ise, bir kap içinde
kaynatılıp ocaktan indirildikten sonra şeker karıştırılarak şurup
hazırlanmalıdır. Arı beslemesinde kullanılacak şuruba, limon, limon tuzu ve
vitamin katmaya gerek yoktur. Arı için en iyi vitamin kaynağı çiçektozudur.
Kestane şekeri şurubu gibi kaynatılarak yapılan tatlıların şurupları arı
beslenmesi için uygun değildir. Arı için verilen hiçbir besleme ürününe önlem
amaçlı antibiyotik katılmamalıdır.
İlkbahar beslemesine
başlama zamanı için genel kabul görün Badem ve Erik ağaçlarının çiçek açma
zamanıdır. Bu dönemde yavru etrafında bal kemeri bulunmalıdır. Hava sıcaklığı
düştüğünde arılar yavru üzerinde salkıma girerler. Soğuk havaların uzun sürmesi
halinde arıların yan çerçevedeki balı dahi alması mümkün olmayabilir. Bu
dönemde yapılacak kontrolde yavru alanı etrafında yeterli bal kemeri olmadığı
tespit edilirse, en dıştaki peteklerde bal bulunsa dahi, 2/1 oranındaki koyu
şurup ile beslenmelidir. İlk besleme bir su bardağı kadar şurup verilerek
yapılır ve bir gün sonra arıların şurubu alıp-almadığı kontrol edilerek
beslemeye devam edilir. Yeterli bal stoğu oluştuğunda 1/1 oranındaki teşvik beslemesi
ne geçilir.
Arılara bir defada çok
fazla şurup vermek yerine az az, gün aşırı ve devamlı vermek daha faydalıdır.
Arılarda yağmacılığı
teşvik etmemek için şurup akşam saatlerinde verilmeli, kovan girişleri sonbahar
bakımı sırasında daraltılmış olmalı ve etrafa şurup dökülmemelidir.
Kek ile Besleme: Arıcılıkta
birçok konuda olduğu gibi kek kullanımı için de bölgesel şartlar ve kovandaki
arının durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Kek, bal stoğunu tamamlamak için
kullanılamaz. Yeterli bal stoğu olmayan, zayıf arılara ve arının sıkı salkımda
olduğu durumda arıya kek verilmesinin çok faydası olmaz. Verilen kekten arının
faydalanabilmesi için arının yeterli bal stoğu olması, arının keki alabilecek
güçte olması ve az da olsa arının uçabileceği hava sıcaklığının olması gerekir.
Ballıbaba
Flora Takibi:
Ülkemiz balözü ve
çiçektozu açısından arıcılık yapmaya çok elverişlidir. Bununla birlikte, yüksek
rakımlı bölgelerde hava sıcaklıkları ve bitki örtüsündeki gelişme, alçak
rakımlı bölgelere göre daha geç olmakta ve arıların gelişmeleri de
gecikmektedir. Arıcılığı yüksek rakımlı bölgede yapan arıcıların kış sonu veya
erken ilkbaharda balözü, çiçektozu açısından zengin ve daha sıcak bölgelere
gitmeleri arıların daha erken gelişimi açısından faydalı olacaktır.
Varroa
Mücadelesi:
Varroa, bal arılarına çeşitli şekillerde zarar verir.
·
Taşıdığı virüsleri bulaştırarak.
·
Birden fazla varroanın arı yavru
gözüne girmesi, yavru öz suyunu emmesi ve besinini paylaşması sonucunda.
·
Ergin arıların kanını(hemolenfini)
emerek.
İlkbaharda arıların
yavru üretimiyle beraber varroanın da üreme faaliyeti başlar. İlkbahar
aylarında arıların üreme hızları varroadan hızlı olduğundan bu dönemde
varroanın zararı pek görülmez. Yazın ve sonbaharda varroanın üremesi hızla
devam ettiği ve arılarımızın yavru üretimi azalmaya başladığından, arı yavrusu
başına düşen varroa sayısında artış olur. Varroanın arılarımıza en fazla zararı
vereceği dönem bu dönemdir. Bunun içindir ki, kışa girecek genç arıların
yetiştirilmeye başlamadan önce kovandaki varroayı kontrol altına almalıyız.
Varroa mücadelesinde en başarılı olunacak dönem, kovanda yavrunun azaldığı veya
olmadığı, varroanın arıların üzerinde olduğu kış aylarıdır.
İlkbaharda kovanda fazla yavru olacağından varroa
mücadelesinde başarı oranı az olur. Gezgin arıcılık yapılmıyor ya da arıcılık
yapılan bölgeye gezgin arıcılar gelmiyorsa, sonbahar ve kışın yapılacak iyi bir
varroa mücadelesi sonrasında ilkbaharda varroa mücadelesi yapılmasına gerek
olmayabilir. Şüphe duyuluyorsa pudra şekeri ile varroa sayımı sonrasında karar
verilmesi uygun olur.
İlkbahar döneminde varroa
mücadelesi yapılacaksa bal akım dönemine en az bir ay kala
sonlandırılmalıdır.
Varroa
ile mücadele konusuna daha detaylı bilgi için aşağıdaki adrese bakınız.
http://kenangisan.blogspot.com/2012/12/arc-gozuyle-varroa-ve-mucadele-yollar.html
Bunun için oğul oluşumunu destekleyen şartlar
ortadan kaldırılmalıdır. Oğul oluşumunu etkileyen şartlar ise; ana arının yaşlı
olması, ana arının genetik yapısının oğul vermeye uygun olması, kovanda yavru
yetiştirecek ve bal depolayacak yerin kalmaması, arıların kovana sığmayacak
kadar çoğalması, kovanda yeterli havalandırmanın olmaması ve kovanda sıcaklığın
artması şeklinde sıralanabilir. Oğul oluşumunu destekleyen şartlar ortadan
kaldırılarak oğulun önlenmesi ile verimli arıcılık yapmak mümkün olur.
http://kenangisan.blogspot.com/2012/12/arc-gozuyle-varroa-ve-mucadele-yollar.html
Oğul ve Oğul Önleme:
Oğul: Yeni bir arı ailesi oluşturmak
üzere kovandaki ergin arıların yaklaşık yarısının bir veya birkaç ana arıyla
birlikte topluca kovandan ayrılması.
Teknik arıcılıkta oğul
istenmeyen bir durumdur. Çıkan her oğul kovandaki arı mevcudunun azalmasına ve
kovan gücünün düşmesine sebep olur. Balözü akım dönemine arının güçlü sokulması
hedeflenirken, yaklaşılan bu dönemde arıların oğul vererek zayıflamasıyla
balözü akım döneminde yeterli miktarda bal alınamaz.
19 Ocak 2014
Arıcılıkta Sonbahar Bakımı ve Kışlatma
ARICILIKTA SONBAHAR BAKIMI VE KIŞLATMA
Arıların doğadaki kaynaklardan yeteri kadar istifade edebilmesi ve verimli arıcılık yapabilmek için kuvvetli arılarla çalışılması gerekmektedir. Arı ürünlerinin toplanacağı sezona kuvvetli arılarla girebilmek için ise iyi bir sonbahar bakımı ve iyi kışlatma ile mümkündür.
Kuvvetli ve genç arı nüfusu oluşturulmuş bir şekilde kışa giren arılar daha az kayıp vererek ilkbahara çıkarlar. Kış kaybının az olması, kovan sayısı azalan arıcının tekrar aynı sayıya ulaşmak için suni bölme yapmak zorunda bırakmayacak ve arıların ana balözü(nektar) akım dönemine tarlacı arı kadrosu açısından kuvvetli olarak girmelerini kolaylaştıracaktır.
Arıcı, kışın ölen arılardan daha çok, zayıf kışlatma koşullarında kışı geçirmek zorunda kalan ve ilkbaharda yeterli kuvvete erişemeyen arıların ürün kayıplarından dolayı daha fazla zarar görür. Bunun için, son bal hasadından hemen sonra yeni sezon hazırlıklarına başlanılmalı ve arılar kışa mümkün olduğunca kuvvetli sokulmalıdır. Bu döneme kadar gelişemeyen doğal ve suni oğullar ile anası yaşlı olan zayıf arılar, anası genç ama arısı az olan arılarla, kovanda genç ana arı bırakılarak birleştirilmelidir.
Arıcılıkta sonbahar hazırlığı ve kışlatma konusu bulunulan bölgeye göre farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar, sıcak ve soğuk iklim kuşakları arasında olduğu gibi, son bal hasadının zamanıyla da ilgili olmaktadır. Bu farklılıklardan dolayı arıcılıkta sonbahar hazırlığı ve kışlatma konusunda uygulamalar bölgelere göre değişebilmektedir.
SONBAHAR BAKIMI
Kovan Kontrolü ve Kovanın Hazırlanması:
Artık bal hasadı sona ermiş, arılar kışa hazırlanacaktır. Bu dönem yapılan ilk kontrolde ana varlığı, çiçektozu(polen) ve bal durumu, hastalık belirtisi olup-olmadığını, koloni gücünü tespit ederek, kayıt altına alınmasına daha titiz davranılmalıdır. Bu kayıtlar yapacağımız işleri daha kısa sürede yapmamıza yardımcı olacaktır.
Arıların Sıkıştırılması:
İlk olarak kovan içindeki, üzeri arı ile kaplı olmayan ve çok az arı olan bütün petekler alınarak, arılar kuluçkalığı doldurmuyorsa bölme tahtası ile sıkıştırılıp, kovan girişi arıların olduğu tarafta çerçeve başına 1 cm² açıklık kalacak şekilde daraltılmalıdır. Bu yapılan; boş peteklerin varroa mücadelesi sırasında kullanılacak olan ilaçlara maruz kalmasını önleyecek, varroa ile mücadelede daha etkili olunmasına yardımcı olacak, kış boyunca üzerinde arı olmayan peteklerin kovanda kalıp küflenme riskini ortadan kaldıracak, kovan savunmasının kuvvetlendirilmesinde ve arının kışlayacağı peteklerde iyi bir düzen kurmasına faydalı olacaktır.
Boş petekler alınarak sıkıştırılmış bir kovan.
Hangi petekleri almamız gerekir?
Arılar kışı geçirmek için esmer petekleri tercih ederler. Kovanda durmasında mecburiyet yoksa açık renkli petekler, fazla erkek arı gözü örülmüş petekler ve hasarlı petekler alınmalıdır. Petekler uzun süre kullanıldığında her yavru çıkışından sonra bir ton kararır ve petek gözleri daralmaya başlar. Göz araları daralmış ve uzun süre kullanılmış peteklerdeki ilaç kalıntısını en aza indirmek için petekler en fazla 3 sene kullanılmalıdır. Bu peteklerden kurtulmanın en iyi zamanı bu dönemdir. Bu gibi petekler kovanlardan alınıp eritilmelidir.
Kovandan alınan bu petekler açık renkli, kahve renkli ve siyah olarak 3 guruba ayrılarak, petek muhafaza koşullarına uygun olarak muhafaza edilir. Peteklerin muhafazasında karbondioksit, formik asit, asetik asit ve kükürt ile yapılan uygulamalar olsa da en uygun ve sağlıklı petek saklama, soğukta bekletme uygulamasıdır. Soğukta bekletme uygulaması iki şekilde uygulanır.
Birincisi; petekleri ısı yalıtımlı ve klimalı bir odada 10°C de devamlı olarak tutmak. Bu iş için soğuk hava depoları da kullanılabilir.
İkincisi; petekler ikişerli olarak poşetlere konulduktan sonra, poşetlere mum güvesi girmeyecek şekilde bantlayıp veya zımbalayarak derin dondurucuda -18°C de 2 gün tuttuktan sonra, raflara dizerek veya ballıklara dizerek muhafaza etmek. Çiçektozu (polen) bulunan petekleri kovandan almayıp, petekler düzenlenirken yavrulu çerçevelerin yan tarafına veya duvar çerçevesi olarak bırakmak daha uygundur. Şayet alındı ve muhafaza edilecekse -18°C de 3 gün tutmakta fayda var.
Derin dondurucuda bekletildikten sonra ballıklarda muhafaza edilen petekler.
Varroa Mücadelesi:
Varroa, bal arılarına çeşitli şekillerde zarar verir.
• Taşıdığı virüsleri bulaştırarak.
• Birden fazla varroanın arı yavru gözüne girmesi, yavru öz suyunu emmesi ve besinini paylaşması sonucunda.
• Ergin arıların kanını(hemolenfini) emerek.
İlkbaharda arıların yavru üretimiyle beraber varroanın da üreme faaliyeti başlar. İlkbahar aylarında arıların üreme hızları varroadan hızlı olduğundan bu dönemde varroanın zararı pek görülmez. Yazın ve sonbaharda varroanın üremesi hızla devam ettiği ve arılarımızın yavru üretimi azalmaya başladığından, arı yavrusu başına düşen varroa sayısında artış olur. Varroanın arılarımıza en fazla zararı vereceği dönem bu dönemdir. Bunun içindir ki, kışa girecek genç arıların yetiştirilmeye başlamadan önce kovandaki varroayı kontrol altına almalıyız.
Varroa ile mücadeleyi son bal hasadından hemen sonra yapmak gerekir. Yapılacak uygulamalarda hangi ilaç veya organik asit kullanılırsa kullanılsın, kapalı gözlerdeki varroaları öldürmediği göz önüne bulundurulmalıdır. Yapılacak ilaçlamalarda bir tur ilaçlama süresi, erkek arının pupa dönemi göz önüne alınarak 15 günden az olmamalıdır. İlaçların ve organik asitlerin kullanım şekline göre ya bu süreden fazla kovanda kalmaları gerekir ya da en az bu süre boyunca 3-4 gün arlıklarla yapılması gerekir.
Kış kayıplarınında en önemli etkenin varroa olduğu unutulmadan varroa mücadelesi konusunda hassas davranılmalıdır.
Varroa için Formik asit uygulaması.
Varroa ile mücadele konusuna daha detaylı bilgi için aşağıdaki adrese bakınız.
Varroadan başka parazit veya hastalığa karşı, önlem amaçlı herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.
Ana arının Durumu:
Ana arıların verimli kullanma süresi 2 yıl olarak kabul edilir. Gezgin arıcılık yapanların her sene değiştirilmeleri daha iyi olur. Ana arının değiştirilmesi için en uygun zamandan biri sonbahardır. Anası yaşlı olan arıların anaları bu dönemde değiştirilmelidir. Yaşlı ana arılara göre genç ana arıların kışın ölüm riski daha azdır ve genç ana arılar daha iyi kuluçka düzeni oluşturdukları için, genç analı arıların kıştan çıkışları daha sorunsuz olur.
Kışın ana arısı ölen arıların yeni ana yapma ve bu ana arının çiftleşip yumurta atma şansı çok zayıftır, bu analar yumurtlasa da ilk fırsatta arılar tarafından değiştirilecektir. Kışın anasını kaybeden arıların savunma düzeni yok olur ve yağmaya açık hale gelir. Ana kaybı olan arılar erken tespit edilemezse büyük ihtimalle sönerler.
SONBAHAR BESLEMESİ
Sonbahar çalışmaların en önemlilerinden biri de arıların beslenmesidir.
Arıların temel besini balözü ve çiçektozudur. Karbonhidrat ihtiyacını balözünden, protein ihtiyacını çiçektozundan karşılar. Arılar yavru sayısını kovana giren balözü ve çiçektozuna göre ayarlarlar. Sonbaharda yeterli besin kaynaklarının olmadığı bölgelerde arıların yavruyu devam ettirerek, kovandaki genç arı nüfusunu oluşturabilmeleri için beslenmeleri gerekir.
Arıların bal ihtiyacı şeker şurubu ile karşılanabiliyor. Ülkemizde genellikle çiçektozu sıkıntısı çekilmese de bazı bölgelerde ve bazı dönemlerde çiçektozu kıtlığı olabilmektedir. Arıların çiçektozu eksikliğini karşılamak da sıkıntılar oluşmaktadır. Arılar kışa girmeden önce bol çiçektozu ile beslenmesi gerekir, çiçektozu kıtlığı çeken arıların ömürlerinin kısa olduğu unutulmamalıdır. Çiçektozu kıtlığı çekilen bölgelerde, ilkbaharda elde edilip, yaş olarak derin dondurucuda bekletilen çiçektozları az miktarda pudra şekeri ile yoğrulduktan sonra arılara verilebilir.
Arıya yeterli bal bırakılmadan yapılan bal sağımı sonrasında veya arıların uzun süreli balözü ve çiçektozu sıkıntısı çektiği durumlarda arılar muhakkak beslenmelidir. Kovanda yeterli bal ve çiçektozu olmaz, arı gıda eksikliği çekerse, kovanda yavru alanı daralacağı gibi yeterli balözü ve çiçektozu yiyemeden yavru beslemek zorunda kalan arılar vücut sıvılarını kullanırlar, bu durumda arıların ömürleri kısalır ve hastalıklara açık hale gelirler. Yaz dönemi veya sonbaharda görülen yavru çürüklüklerinin bir sebebi de bu gıda eksikliğidir. Bunu önlemek için bal sağımında yeterince bal bırakmalı veya arının balı temin etmesi sağlanmalı ve çiçektozu sıkıntısı çekmemelidir.
Sonbahar beslemesi bulunulan bölgeye ve kovan durumuna göre teşvik beslemesi ve stok beslemesi olarak iki şekilde yapılır.
Teşvik Beslemesi:
Ana arının yumurtlamasını ve arıların yavru yetiştirmelerini teşvik etmek için yapılan beslemedir. Arıların doğadan topladıkları balözünün (kaynağına göre değişmekle birlikte) yaklaşık yarısı sudur. Teşvik beslemesi için kullanılması gereken de, arıların yavru beslemesinde en kolay kullanabileceği, balözüne en yakın şeker su karışımı, bir ölçek şeker/bir ölçek su ile yapılan 1/1 oranındaki şuruptur.
Teşvik beslemesi sonunda oluşan yavru alanı.
Stok Beslemesi:
Arıların bal stoklarını tamamlamak için yapılan beslemedir. Stok beslemesi iki ölçek şeker/bir ölçek su ile yapılan 2/1 oranındaki şuruptur.
Şurup yapılacak şeker temiz olmalıdır. Şurup için kullanılacak suyun kaynağı ve temiz olduğu biliniyor ise kaynatılmasa da olabilir ama bilinmiyor ise, bir kap içinde kaynatılıp ocaktan indirildikten sonra şeker karıştırılarak şurup hazırlanmalıdır. Arı beslemesinde kullanılacak şuruba, limon, limon tuzu ve vitamin katmaya gerek yoktur. Arı için en iyi vitamin kaynağı çiçektozudur. Kestane şekeri şurubu gibi kaynatılarak yapılan tatlıların şurupları arı beslenmesi için uygun değildir. Arı için verilen hiçbir besleme ürününe önlem amaçlı antibiyotik katılmamalıdır.
Arının her zaman için stok balı bulunmalıdır. Bu dönemde ki bal stoğundan kastedilen, yavrulu çerçevelerin üst kısmındaki bal kemeri ile yavrulu çerçevelerin iki yanındaki duvar çerçevelerindeki baldır. Bal stoğu az olan arıların bal stokları tamamlandıktan sonra teşvik beslemesine başlanmasında fayda vardır.
Stok beslemesi sonrasında oluşan bal stoğu.
Arının doğadan yeterli balözü bulamadığı durumlarda yavru alanını genişletmek için ve genç arı nüfusu oluşturabilmek, ana arının yumurtlamasını ve işçi arıların yavru yetiştirmelerini teşvik etmek için, gün aşırı olmak üzere, akşam üzeri, 250 ml 1/1 şurup verilmelidir. Teşvik beslemesinde aşırıya kaçmak faydadan çok zarar verebilir. Yavru alanının genişlemesi, arıların yavru üretimini teşvik etmek için yapılan besleme aşırı şekilde yapılırsa, arılar verilen şurubu yavru alanına doldurur ve yavru alanının daralmasına sebep neden olur. Gece sıcaklıkları düşmeye başladığında teşvik beslemesi sonlandırılmalıdır.
Gece sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kış dönemine yaklaşılmıştır. Bu dönemden sonra besleme şekli, stok beslemesi olarak 2/1 şurupla yapılmalı, çıkan yavruların yerine verilen şurubun depo edilmesi ve yavru alanı da daraltılması sağlanmalıdır.
Sonbahar beslemesi yapılırken arıların yağma yapmamaları için ilkbahara göre daha fazla tedbirli olmak gerekir.
Kek İle Besleme:
Arıcılığın tartışmalı konularından biri de katı ürünlerle arının beslenmesidir.
Arı kekinin çiçektozlu-çiçektozsuz, ballı-balsız gibi çok değişik yapılış tarifleri vardır.
Kek hangi durumdaki arıya, hangi zamanda ve nasıl verilmeli?
Arıcılıkta birçok konuda olduğu gibi kek kullanımı için de bölgesel şartlar ve kovandaki arının durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Kek, bal stoğunu tamamlamak için kullanılamaz. Yeterli bal stoğu olmayan, zayıf arılara ve arının sıkı salkımda olduğu durumda arıya kek verilmesinin çok faydası olmaz. Verilen kekten arının faydalanabilmesi için arının yeterli bal stoğu olması, arının keki alabilecek güçte olması ve az da olsa arının uçabileceği hava sıcaklığının olması gerekir.
Üst yemlik ile kek verilmesi.
Kış döneminde arının salkıma girmediği sıcak bölgeler hariç, kışın çerçevelerin üzerine koyularak kullanılan kekin faydasından çok zararı olabilir. Bunun için eğer kış döneminde arıya kek verilecekse, kekin çanta tipi yemlik ile veya üst yemlik ile verilmesi daha uygundur.
KIŞLATMA
Arılığın Konumu:
Arıların kışlatılması için kuzeyi kapalı, güneyi açık, fazla rüzgar almayan, su tutmayan ve dere yatağı olmayan yerler uygundur. Evcil veya yabani hayvanların arılığa girmelerine mani olacak tedbirleri almak da arıların kışı geçirirken rahatsız edilmemeleri konusunda faydalı olur.
Kovanın Durumu:
Kovanlar sehpalar üzerine alınarak öne doğru eğimli olmalıdır.Böylece, kovan girişinden içeri yağmurun girmesine mani olduğumuz gibi kovanların ömrünün uzun olmasını sağlamış ve arıları nemden bir miktar korumuş oluruz. Kış süresince yağacak yağmurların çatlaklar ve kapak aralarından kovana girmesine karşı önlemler alınmalıdır.
Kovandaki fazla peteklerin alınarak arının sıkıştırılması ve kovan girişinin daraltılması sonbahar çalışmalarında yapılmış olması gerekir. Fazla çerçeveler alındıktan sonra oluşan boşluğun herhangi bir şeyle doldurulmasına gerek yoktur. Son çerçeveden sonra sıkıştırma tahtası kullanılması yeterlidir.
Kışlatılan arılarda üst örtü ve havalandırma konusunda, kovanın üst kısmı sıcak, alt kısmı serin ana kuralına uyularak, üst örtü olarak sıcaklığı tutacak malzemeler kullanılmalıdır. Kovanın üst kısmında soğuk hava ile sıcak hava çarpıştığında nem oluşur. Kovan üst örtüsünde sıcağı tutacak malzemelerin kullanılması kovanda nem oluşumunu azaltır. Kovanın üst kısmının sıcak olması, arıların çerçevelerin üst kısmındaki sırlı balı tüketebilmeleri açısından da kolaylık sağlar.
Arıların temiz havaya ihtiyacı vardır. Oksijen alıp karbondioksit verirler. Karbondioksit havadan ağır olduğu için aşağıya çöker ve kovandan atılması gerekir. Üst örtüsü iyi olan kovanların alttan hava alması sağlanmalıdır. Bunun en etkili yollarından biri çiçektozu çekmeceli kovan kullanmaktır.
Yiyecek Durumu:
Kışın salkım oluşturan arılar için kovanda ne kadar bal olduğundan çok, salkımın oluştuğu yerdeki bal önemlidir. Sıkı salkım halindeki arı bulunduğu bölgedeki balı tüketerek çerçevenin üst kısımlarına doğru ilerler. Bu hareket nüfus bakımından kuvvetli arılarda daha rahat olurken zayıf arılarda zor olur. Dolayısıyla kovanda yeteri kadar bal olsa da zayıf arıların bu baldan yararlanmaları zordur. Bunun için kış soğuklarından önce arının salkım oluşturacağı bölgeye yeterince bal depolaması sağlanmalıdır. Arıların sonbaharda sıkıştırılması bu durum için de etkilidir.
Arılar yavru yetiştirmediği ve salkımda olduğu zamanlar fazla bal tüketmezler. Arıların bal stoklarını kullandığı zamanlar yavru yetiştirmeye başladıkları ve havaların az da olsa ısınıp arıların hareketlenmeye başladığı dönemlerdir.
Kovanın orta kısmındaki peteklerin 2/3 ballı-çiçektozlu ve bu balın yarısı sırlı olan petekleri ile dış kısımlardaki duvar çerçevelerinde sırlı bal ile dolu petekleri olan kovanlardaki arılar kışı gıda yönünden sıkıntısız geçirirler.
Kışın Yapılacaklar:
Kışı soğuk geçen bölgelerimizde arılar bu dönemde yavru üretimini keserler, sıcak geçen bölgelerimizde ise yavru üretimini azaltırlar. Yavru olmayan kovanda bulunan varroalar arıların üzerlerinde olur. Varroa mücadelesi için en uygun zamanlardan biri olan bu dönemde, uygun etken madde ile bir defa ilaçlama yapılması faydalı olacaktır.
Kış sonlarına doğru havaların sıcak olduğu, kısa süreli kovan kontrolü yapılabilecek günler olacaktır. Böyle günlerin öğlen saatlerinde arıların bulunduğu bölgedeki bal stoklarını kontrol edilmesinde fayda vardır.
12 Aralık 2013
04 Kasım 2013
Kış Öncesi
Kış geldi gelecek hazırlıkları tamamlayalım derken, hazırlıklar biteli uzun süre oldu ama daha soğuklar gelmedi.
Hazırlıkları bitirdikten sonra uzun süredir de arılara bakamadım.
Nasıl olsa yanındayım ya... :)
Bir süre önce Bursa Arı Yetiştiricileri Birliğinden istifa edip, Yalova Arı Yetiştiricileri Birliğine kayıt olmuştum.
Yalova Arı Yetiştiricileri Birliği üyelerine tabela yaptırıyor, sağ olsunlar benim tabelamı da yaptırmışlar.
Kovan girişlerini daraltmıştım, hava daha soğumadı ama girişler yağmaya karşı arısakızı (propolis) ile iyice daraltılmış.
Arı nüfusu iyi olan bir kovan.
Bu da 3 çerçeveye sıkıştırılmış arı. Arılıkta numune olarak duruyor.
3 çerçevelik arıları, 2 bölme tahtası ile kovan giriş deliğinin karşısına konumlandırıyorum. Kovan giriş deliğini de iyice daraltıyorum.
Ana arı çiftleştirme kutularındaki arılar da kışa hazırlar.
Standart kovanlardaki arıların bir kısmı yavruyu kestiler ama ana arı çiftleştirme kutularındaki arılarda 2 çerçeve yavru devam ediyor.
Yeni sezonda, eski strafor ana arı çiftleştirme kutularını ana arı üretiminden kaldırmayı planlıyorum.
Yenileri ahşaptan ve iki bölmeli olacak.
Yeni kutuların çerçeve ölçüleri biraz daha büyük.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









































